<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647</id><updated>2012-01-16T05:04:47.210-08:00</updated><category term='belediyeler'/><category term='iş dünyası'/><category term='çekicilik'/><category term='takım'/><category term='günah'/><category term='Patrick Suskin'/><category term='Kadın'/><category term='Sokratik Yöntem'/><category term='avukatlık'/><category term='intikam'/><category term='imaj'/><category term='estetik'/><category term='Ali Erişti'/><category term='Müntakim'/><category term='psikiyatri'/><category term='Paradigma'/><category term='kişisel imaj'/><category term='kıskanmak'/><category term='psikiyatr'/><category term='Hotel Rwanda'/><category term='burjuvazi'/><category term='bakım'/><category term='makyaj'/><category term='Amerika'/><category term='sin'/><category term='Afyon Kocatepe Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü'/><category term='liderlik'/><category term='oruç'/><category term='şiddet'/><category term='Üsküdar Belediyesi'/><category term='Darwin'/><category term='aşk'/><category term='avukat'/><category term='ilişkiler'/><category term='erkekler'/><category term='parfüm'/><category term='yazarlık'/><category term='üniversite öğrencisi'/><category term='belediye'/><category term='kadınlar'/><category term='öğrenci kulüpleri'/><category term='burjuva'/><category term='gıpta etmek'/><category term='ramazan ayı'/><category term='Darwinizm'/><category term='kıskançlık'/><category term='arkadaşlık'/><category term='takım çalışması'/><category term='evlilik'/><category term='ilişki'/><category term='Çin'/><category term='yazmak'/><category term='erkek'/><category term='Uygur Türkleri'/><category term='çekici'/><category term='confession'/><category term='Sokrates'/><category term='Dewey'/><title type='text'>MERAKLISINA NOTLAR</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>19</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-3478198748920081383</id><published>2010-03-22T03:11:00.001-07:00</published><updated>2011-11-23T07:08:34.135-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arkadaşlık'/><title type='text'>Stresli Yazılar 1: Aşk, Yüzme Havuzu Gibidir! İlla içine girip-yüzmeniz gerekmiyor; Kenarından Geçip-Gidebilirsiniz de!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S6ZU8BF9StI/AAAAAAAACTs/fF0GJsnh7_U/s1600-h/angry_baby.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451137789040872146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 225px; CURSOR: hand; HEIGHT: 334px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S6ZU8BF9StI/AAAAAAAACTs/fF0GJsnh7_U/s400/angry_baby.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Aşk Üzerine Bilgiçlikler!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir okurum: "Yazılarındaki tarz, okurlara "bilgiççe" gelebilir" demişti. Bu konuda kendisine hak veriyorum, çünkü kabul etmem lazım ki, bende biraz bilgiçlik vardır.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bugün de, içimden aşk üzerine bilgiçlik yapmak geldi. Duygularını tanımlamakta, kontrol etmede ve duygusal nüansların ayırdına varmakta zorlanan "yurdum insanı"nın da bunda payı var; sevdiği kadını veya kızı öldürme- yaralama hakkına sahip olduğunu düşünen veya hiç düşünmeden bunu yapan; zihnen insan değil de, "ara-form" diyebileceğim tipler de, bugünkü yazımın doğmasında etkili oldular.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bakın canlarım, birincisi, bir kişi sizin aşkınıza cevap vermiyor diye, onu incitme hakkınız doğmaz. Çünkü siz de, bir başkasının aşkına veya sevgisine karşılık vermek zorunda değilsiniz. Yani bir teklife "hayır" deme hakkı, herkes için geçerlidir. Bunu kavrayabilmek, bizi daha bir insan yapar. Ha karşınızdaki sizin duygularınızla mı oynadı? O zaten sorunlu birisidir, acınızı yanınıza alın, çekip-gidin ve aşkınıza sizin istediğiniz karşılığı vermeyen kişiyi kendi hâline bırakın, ama asla onu incitmeyi düşünmeyin! Kendisinden kaçamadığınız, ama aklı başında bir şekilde kucakladığınız her acı, sizi daha iyiye doğru dönüştürür! Bunu anlamak çok mu zor? Aslında çok zor değil!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aşkın belki de en zor ve insanı olgunlaştıran yanı şudur: Siz birisini sever ve gözünüzden bile sakınırsınız, ama o, size saksıdaki çiçeğe gösterdiği ilgiyi bile göstermez! Oldu mu şimdi? Oldu. Olur da! Aşkınız, hiç kimseyi size borçlu kılmaz.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkeklik mi yapmak istiyorsunuz! Ahan da size erkekliği tarif edeyim: Hakikaten erkekseniz, aşık olduğunuz kadının mutlu olabilmesi için, gerektiğinde toza dönüşüp-havaya karışıp-kaybolabilmeyi göze almalısınız! Erkekseniz, bunu yapın! Ha bu arada ağlayabilirsiniz, çünkü erkekler de ağlar; bence "erkek olan ağlar!" &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ama bunu yapabilmek için hakikaten erkek olmak lazım, haberiniz olsun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yoksa eline silah versem, benim 11 yaşındaki oğlum da havaya girip, kendisini "Dayı" sanabilir! Ama erkek olmak başka bir şeydir. Bambaşka bir şey!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İkincisi her duygu aşk değildir. Sevgi, şefkat, aşk, arzu, arkadaşça sevgi, sakınma gibi 40 türlü nüans vardır. "Her sakallıyı babası sanmak" gibi "her duyguyu aşk sanmak" da, bize "gerzek" medyanın öğrettiği bir tarzdır. Çünkü bu fikir iyi satar ve ben de bu türlü filmleri bazen seyrederim, ama kendi gerçeklerimi bilirim. Sözgelimi, filmde romantik bir aşığı oynayan oyuncunun aslında "sap" olduğunu, ama hayatta "bir baltaya sap" olamadığını ve hiç bir kadını adam gibi taşıyamadığından haberdarımdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bize her duyguyu "aşk" gibi sunarlar, hayatına son vermiş olan Ferhat, Romeo veya benzeri saf tipleri bize yücelterek anlatırlar. Bu ismi geçenlerin alayı "salaktır", çünkü hiç bir kadın ve erkek kendisi için intihar etmeye değmez. Bunlar salaktır, çünkü hayatı beslemeyen aşk, sadece zehirdir. Hele değerlerle beslenmeyen bir aşk, bencil, egoist ve zalimdir!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Üçüncüsü, her ilişki aşka dönüşmek zorunda değildir! Bir çok sağlıklı ilişkinin yapıtaşları birbirine benzer ve birbirlerine dönüşebilirler, ama bunun illa olması da gerekmiyor! Bir kişiyle bir çok konuda anlaşıyorsanız, nerelerde anlaşamadığınızı farkında olup idare edebiliyorsanız ve medenî hâliniz uygunsa, duygularınızı açıklayın gitsin! Bir arkadaşınızın hayat arkadaşınız olmasını istemek suç değildir! Onu kaçırmayın, şansınızı deneyin. Fakat sizin dışınızdaki şartlar sebebiyle bu görünmüyorsa, durun durduğunuz yerde ve hiç kimsecikleri üzmeyin! Kıymetli bir arkadaşlığı acıklı bir serüvene dönüştürmeyin!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dördüncüsü, aşk hiç kimsenin efendisi olmadığı gibi, her şeyin üzerinde bir değer veya duygu da değildir! "Tersini söyleyen dolmaları yutmayın" derim! İnsanın kölesi olduğu tek şey vardır: O da doğruluğuna inandığı değerleridir! Arızalı bir duygu yaşıyorsanız, "bunu inkâr etmeyin, ama değerlerinizi güçlendirin" derim! Aşk, sevgi veya herhangi bir başka duygu, benim veya sizin efendiniz değildirler, onlar benim veya sizin değerlerinizin kölesidirler!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aşk da bir çok şey gibi, bir süreçtir; sadece kendisi değil, öncesi, sonrası ve sonuçları da önemlidir. Aşk her kavram gibi, göz ardı edilebilir, yönetilebilir, dönüştürülebilir, unutulabilir veya geliştirilebilir. Sadece son seçenekle ilgilenmeyin, diğer seçenekleri de inceleyin derim! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aşk, yüzme havuzuna benzer, illa içine girip yüzmeniz gerekmez. Kenarından da geçip-gidebilirsiniz. Ama dikkat edin, ıslak zemine basmayın; yok kazara veya isteyerek bu havuza girerseniz isteyerek içine girerseniz, yüzmeyi bilmeniz lazım!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ne yazık ki çoğumuz bu havuzda yüzmeyi bilmiyoruz ve bir cankurtaranımız da yok! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yazıyı da ondan yazdım!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.mehtap.tv/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;br /&gt;Twitter: savassenel &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Facebook: savaş şenel&lt;br /&gt;------------------- &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-3478198748920081383?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/3478198748920081383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/stresli-yazlar-1-ask-yuzme-havuzu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/3478198748920081383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/3478198748920081383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/stresli-yazlar-1-ask-yuzme-havuzu.html' title='Stresli Yazılar 1: Aşk, Yüzme Havuzu Gibidir! İlla içine girip-yüzmeniz gerekmiyor; Kenarından Geçip-Gidebilirsiniz de!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S6ZU8BF9StI/AAAAAAAACTs/fF0GJsnh7_U/s72-c/angry_baby.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-1237665840656413491</id><published>2010-03-17T22:27:00.000-07:00</published><updated>2010-03-17T22:32:09.472-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadınlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkekler'/><title type='text'>Şiddete-Kaba Kuvvete Başvuran Erkekler, Zayıf ve Çaresizdirler!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S55DAg-d4wI/AAAAAAAACSU/nZmySuY8zA0/s1600-h/siddet.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448866275295879938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S55DAg-d4wI/AAAAAAAACSU/nZmySuY8zA0/s400/siddet.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gün Kabataş motorundaydım. Motor, Üsküdar'a yanaşmış ve biz, yolcular da iskeleye inmiştik. Derken önümdeki zayıf ve çelimsiz bir adam, aksi ve gür bir sesle: "Gelsene!" diye arkasındaki birisine emir verdi! Ben de, "bu adam kimi azarlıyor acaba?" diye merakla baktım ve azarladığı kişinin bir kadın olduğunu gördüm. İçimden de gülümsedim: Aslında kadın adamı bir tokatta yere yıkabilirdi ve aslında adam da kendisine değil kadındaki terbiyeye güvenip "dayılık" yapıyordu. Erkeklerin bu "kabadayı" tavırları, her ne sebeple olursa olsun sıklıkla gereksiz bir görünüm çiziyor ve beni de rahatsız ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Burada temel sorun olarak kendisini ve kadınları tanımamazlık durumunu görüyorum. Ayrıca belki de bazı erkeklerin öğrenmiş oldukları dil bu. Mesela Çince bize çok zor gelir, ama bir Çinli o dili konuşur, çünkü o dili bilir. Şiddet, konuşması bana zor gelen bir dildir, masraflıdır ve sorunları artırır, fakat bir insan bu dili biliyorsa, bu dili konuşur. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ama bir tezim var ki oda şudur: Doğal olan şey, her zaman doğru olan şey değildir. Doğal olan bir çok şeyin devamı rahatsızlık vericidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkeklerin, şiddete başvurmalarının bir sebebi de erkeklerin, kendilerini, kadınları ve diğer bireyleri anlamak konusunda sıkıntı yaşıyor olmalarıdır. Çünkü çok çalışıp az kazanıyorlar, zamanları yok. Zamansızlık probleminden dolayı, normal taleplere cevap veremeyince, iş diktatörlüğe kalıyor. İstisnalar dışında, patronların veya sosyal bilimcilerin bu konuda çalışmaları veya tezleri yok. Bazı patronlar, size işten atılmadığınız için şanslı olduğunuzu söylerler veya aslında diğer bazı işverenler, size daha fazla imkânlar tanımak isteseler de piyasa şartları sebebiyle bunu yapamıyor olabilirler. Bu şartlar altında, sizin eşinizle veya çocuklarınızla yeterince zaman geçirip-geçiremediğiniz gibi bir konu kolayca gündeme gelemez. Belki kendi ilişkileri için bile böyle bir sorunun varlığının farkında değildir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bazı kişiler, kadınların ekonomik güce ulaşmalarının evlilikleri tehlikeye soktuğunu söylüyorlar. Güç ve seçeneklerin insanları şımarttığı doğrudur. Fakat bunda, egemenliğini kadınların çaresizliği üzerine kurmuş olan ve sıklıkla sözlü ya da fiilî şiddete başvuran erkeklerin de büyük suçu var. Artık yeni seçenekleri olan hangi insan, hayatını gözden geçirmemiş ki, bir kadın bunu yapmasın? Yeni seçenekleri olması, kadının erkeğini bırakacağı anlamına gelmiyor. Ama kadın önemsendiğini ve sevildiğini görmek istiyor.&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir bayan avukat, eşlerine sadakatsizlik eden kadınların çoğunun, intikam için yani, erkeğin aynı şeyi tekrar tekra yapmasına tepki olarak, bu duruma girdiklerini söylemişti. Bu çok ilginç bir durumdur. Bir erkeğin kaba-kuvvete başvurarak karşı tarafa verdiği manevî hasarın çok, ama çok fazlasını, bir kadın hiç bir şekilde şiddete başvurmadan karşısındakine verebilir. Erkeklerin şiddet kullanarak, aslında hangi potansiyeldeki bir öfkeyi besledikleirni görmeleri gerekiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkeğin şiddet kullanmasında en önemli etken duygularını yönlendirememeleridir. Erkekler, hayatlarındaki kadınlara (eş, kız, akraba vs) karşı, kadınların belki anlayabilecekleri, ama deneyimleyemeyecekleri bir duyarlık taşırlar. Bu duyarlık yönetim becerisi gerektiren ve kolay incinen bir duygudur. Bilim adamları, erkeklerin özellikle eşleri konusunda baş gösteren bu duyarlığı, erkeğin çocuğun kendisinden olduğundan emin bulunma isteğine bağlarlar. Kadın, bir çocuğun kendisinden olup-olmadığını bilir, çünkü çocuğu dünyaya getiren odur. Ama erkek, kendisini bundan hep emin olmak zorunda hisseder; önce eşini ve daha sonra hayatındaki bütün kadınları etkisi altına alan bir sakınma-koruma duygusu ortaya çıkar. Burada kadınların kendilerine has ve zarif yapıları da önemli bri etkendir. Bir insan sizin gözünüze daha zarif ve narin görünüyorsa, onu koruma-sakınma duygusuna kapılırsınız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Fakat, kadın da bir bireydir, iş hayatı, cinsel hayatı, istekleri, arzuları ve büyüyüp-geliştiği normal bir süreç vardır. Bu sürecin erkek veya kadın için başıboş geçmesini savunmuyorum, çünkü değerlere oturmamış süreçler insanı değersizleştirirler. Fakat sözgelimi bir baba, kızının bir bir gün yetişkin bir birey olduğu, kişisel, cinsel bir kimliği veya arzulara sahip bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundadır. Çünkü normal olan budur, yani doğal olan bir gencin büyümesi, olgunlaşmasıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dolayısıyla, erkek, kendisine ağır gelse de bununla yüzleşmek zorundadır. Bu yüzleşme, bireylere sınırsız özgürlükler verilmesi anlamına gelmez, ama yönetilmesi ve tedbirli davranılması gereken bir süreçtir &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Değerler çatışması ise ayrı bir konudur. Belli bir yaştan sonra sözgelimi kızımızın değerleri bizimle çatışabilir ve bu durum bizi çok acıtabilir, ama bu da şiddet için geçerli sebep değildir. Genellikle şiddetin ana sebepleri de değerler çatışması değil, değerler dayatmasıdır. Diyelim ki böyle bir değerler çatışması durumu var: Dayakla veya şiddetle yola getirdiğinizi düşündüğünüz bir insan veya ilişki, zaten şirazeden çıkmıştır. Şiddet, bir insanı sadece iki yüzlü ve tilki yapar. Şiddet kullanarak bir insanı, sindirirsiniz, hasta veya katil edersiniz, ama o insanı fethedemezsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şiddet, sadece aciz ve çaresiz olduğunuzu gösterir; başka hiç bir anlamı yoktur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Gerçekten erkek olanlar, insanların duyguları, sıkıntıları, arzuları veya beklentileriyle yüzleşirler. Sevdikleriyle veya özellikle kendi ailesindeki kadınlarla iletişim hâlinde olurlar. Bir erkek öfkesine kapılma ve şiddetiyle değil, öfkesini kontrol etmekle büyür. Aslında erkeklik budur. İnanıyorum ki, hiç bir kadın, onu seven, önemseyen, ve değerlerini dayatmayan, ama incelikle paylaşan bir erkeği (eşleri, babaları vs) hayal kırıklığına uğratmak istemez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Erkeklere önerim, kabadayı tavırları bırakıp, aklı başında bir aile babası olarak, eşleriyle, çocuklarıyla ve özellikle kızlarıyla çok, ama çok zaman geçirmeleridir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Onları anlamaya ve zor gelse de onların dünyalarıyla yüzleşmeye karar verin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.mehtap.tv/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;br /&gt;Twitter: savas senel&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Facebook: savaş şenel&lt;br /&gt;------------------- &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-1237665840656413491?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/1237665840656413491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/siddete-kaba-kuvvete-basvuran-erkekler_17.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/1237665840656413491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/1237665840656413491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/siddete-kaba-kuvvete-basvuran-erkekler_17.html' title='Şiddete-Kaba Kuvvete Başvuran Erkekler, Zayıf ve Çaresizdirler!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S55DAg-d4wI/AAAAAAAACSU/nZmySuY8zA0/s72-c/siddet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-1946780662439256136</id><published>2010-03-07T05:15:00.000-08:00</published><updated>2010-03-07T05:16:16.737-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkiler'/><title type='text'>Önemsemediğiniz Bir Kadına Güvenebilir misiniz? Kadınların Bilgilenmeleri Tehlikeli Bir Şey midir?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S5Oj4lXCy2I/AAAAAAAACR0/6mZnxDHJsVA/s1600-h/kadin2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445876566917827426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 231px; CURSOR: hand; HEIGHT: 336px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S5Oj4lXCy2I/AAAAAAAACR0/6mZnxDHJsVA/s400/kadin2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gün, iş dışındaki zamanının çoğunu internette geçiren evli bir erkekle sohbet ediyordum. Ona nasıl olup da akşamları internette bu kadar zaman geçirebildiğini sordum. (Gündüzleri çalışıyordu, evine de geç saatlerde geliyordu) O da eşinin genel kültürünün zayıf olduğunu, onunla sohbetlerini keyifli bulmadığını ve bu sebeple kendisinin internette zaman geçirdiğini söyledi. Ben de şu soruyu sordum: "Peki eşini yetiştiremez misin? Ona da kitaplar alamaz mısın? Birlikte sinemaya tiyatroya vs. ye gidemez misiniz? Sana itiraz eder mi?" Cevabı: "Hayır itiraz etmez herhalde, ama ben bunu hiç denemedim" cümlesi oldu. Eşinin konuşmaları ve ilgi alanları ona "saçma" geliyormuş ve bunları dinlerken onun da canı sıkılıyormuş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu genç adam, büyük ihtimalle, tanımadığı kişileri; daha sıkıcı konularda saatlerce dinliyordur. Aslına bakarsanız, kendisi de bana göre sıkıcı birisiydi ve çok bilgili birisi de değildi. Fakat bir insanın kendi eşiyle sohbet etnesi için o kadının veya erkeğin çok bilgili olması ve sohbetin de ansiklopedi okumak gibi bilgi vermesi gerekmez. Çünkü başka katma değerler de bulunabilir ve eksik olan yanlar zamanla tamamlanabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ara sıra rastladığım bir davranış kalıbından yola çıkarak, şunu da düşünüyorum: Büyük bir olasılıkla, bu kişi zaten eşiyle de fazla bilgili olmadığı ve onun kolay yönetilebilir olduğunu düşündüğü için evlenmiştir. Çünkü bazı erkeklerin şöyle bir düşüncesi vardır: "Cahil kadın kolay yönetilebilir." Hâlbuki cahil bir eşin, bir insanın başına ne gibi dertler açabileceğini hesap bile edemezler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gün bir işadamı bana kendi köylerinden bir kızla nişanlandığını söyledi ve ben de onu tebrik ettim. Sonra da neden kendisi yıllardır istanbul'da; yani büyük bir şehirde yaşamakta olduğu hâlde, evlenmek için köyde; yani küçük bir yerde yaşamakta olan bir kızı tercih ettiğini sordum. Cevaben, evlendiği kızın fazla bilgili olmasını istemediğini, itaatkâr ve aileye hizmet etme kültürüne sahip olmasını istediğini söyledi. Ben de ona: "Bir kaç yıl sonra bana gelip de "eşim beni anlamıyor, ne yapacağımı bilmiyorum" demezsin umarım" dedim. Çünkü bu genç erkek sürekli olarak yeni insanlarla tanışıyor, iş dünyasında koşturuyor ve daha bir çok etkinliğin içinde bulunuyordu. Kolay yönetilebilir diye evlendiği genç bayanı, bir süre sonra sıkıcı bulmaya başlayabilirdi. İnsanların bir kadınla veya bir erkekle evlenmek için önemsedikleri vasıfları, bir süre sonra sıkıcı veya itici bulma huyları vardır. Oturup üzerinde ciddi olarak düşünmedikçe, bu konuda kitaplar okumadıkça veya tavsiye almadıkça bu ikilim önemli sorunlara yol açabiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Biz erkeklerin kadınlarla ilgili olarak sıklıkla göz ardı ettiğimiz konular vardır: Birisi kadınların gücü ve potansiyeli, ikincisi önemsemedikleri ve bilgiyle donatmadıkları bir (insana) kadına gereğinden fazla güvenmenin aptalca bir şey olduğu gerçeğidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eşinin kendisini önemsemediğini, ama kendisine güvendiğini bilen bir kadın, ya o adamı bir gün terkeder, ya da incitir. Kadın, imkânları olduğu hâlde, o adamı terk etmiyorsa veya incitmiyorsa, bunun sebebi kadının kendi değerleri olması, o değerlere saygı duyması ve kadının kalbinde ve zihninde, bir gün o adamın iyiye doğru dönüşeceğine dair bir inancın yer edinmiş olmasıdır. (Aşk ve sevgi, öfkeyi dizginleyemeyebiliyor) Aksi hâlde, bir kadının bir erkeği incitmek konusunda kullanabileceği olası imkân ve fırsatların niteliklerini ve niceliklerini düşünmek bile yeterince ürkütücüdür. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Düşünün ki, milyarlarca liralık elmasların sergilendiği bir mücevherat dükkânından sorumlusunuz. Patronunuz sizi çok dürüst bulduğunu, koca bir serveti emanet ettğini söylüyor, ama maaşınıza zam yapmak aklına gelmiyor, size zaman ayırıp-konuşmayı düşünmüyor veya başka birşekilde gönlünüzü almıyor. İyi birisiyseniz, öfke sebebiyle "zıvanadan çıkmamak" için başka bir iş ararsınız; başka türlü bir tarzınız varsa, o adamı soymayı planlarsınız. Kendi işleriyle ilgili olarak sizi dürüst bulan birisinin, sizi önemseyip takdir etmemesi, kesinlikle o kişinin aptal olduğu ve bir yandan da sizi aptal bulduğu anlamına gelir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Az önceki örnekte yer alan internet düşkünü kocanın sıkıcı bulduğu kadın, istese bir çok insanı kendisine çekebilir. Erkek ise o kadar saf ki, önemsemediği birisine güveniyor. Önemsemediğiniz, bir insana nasıl güvenirsiniz? İşte en büyük aptallıklardan birisi budur. Ama bu tür tilkiler, inanmakta olduğu değerleri olan kadınları tercih ederler. Çünkü kadın erkeği incitmek istese bile, değerleri onu engeller. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gün böyle birisiyle tanışmıştım; bir insanın aynı süreçte iki kadını sevebileceğini, meşru olmayan bir şekilde ve ileri anlamda iletişim hâlinde olabileceğini söylemişti. Ben de: "Peki eşiniz aynı şeyi yapsa ne hissederdiniz?" diye sorunca, birden irkildi ve ürpermiş bir şekilde: "O böyle bir şey yapmaz, yapmak istemez!" dedi. Yani kadının sahip olduğu değerleri garantör; bir emniyet kilidi olarak kullanıyordu. Tam bir iki-yüzlülük! Yani erkek, her yerde özgürlükçü olduğunu söylüyor, ama evlenmek için özellikle, muhafazakâr değerleri sahip bulunan bir kadınla evleniyor. Şirketlerin insan kaynakları departmanlarına parmak ısırtıracak bir yaklaşım!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir yandan da, bir erkek olarak, ayırdığınız zamanın miktarı açısından bakarsak, aslında pratik olarak patronunuzla veya işinizle de evli olduğunuzu söyleyebiliriz. Yani çocuklarınız konusunda bir sürü görevi; hatta "babalık yapma" gibi sadece sizin yerine getirebileceğiniz görevleri bile, sıklıkla eşinize devrediyorsunuz ve bir yandan da bu kadının bilgisiz olmasına izin veriyor ve hatta sebep oluyorsunuz! Tam bir cinayet! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Peki erkeklerin tilkilikleri kadınlara neyi öğretiyor? Şunları öğretiyor: Stratejik ve yerine göre sinsi olmayı, çevresindeki erkeklerle iletişim kurmayı değil, onları idare etmeyi veya yerine göre kandırmayı öğretiyor. Kadını bilgisiz bırakmanın bir yönetim tekniği olduğunu düşünen bir erkek, bu sonucu davet ediyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eşinin, kızının veya başka bir bayan yakınının doğasını anlayıp uygun bir şekilde tepkiler vermeyen ve bu konuda kafa yormayan birisi başka bir seçenek de bırakmıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ben kişisel olarak, ailemdeki bireylerin benim dahil olmak zorunda kaldığım her etkinliğe dahil olmalarına rıza gösteremiyorum. Sözgelimi ben sigara içilen meclislerde bulunma durumunda olabiliyorum, ama eşimin veya çocuklarımın bunu yapmalarını istemiyorum. Buna izin vermeyi demokrasi olarak da görmüyorum. Ama sözgelimi ailemdeki kişilerin de, kitaplar okumaya, arkadaşlar edinmeye, sinemaya, tiyatroya gitmeye veya kendilerini gerçekleyecekleri bir hobiyle ilgilenmeye vs hakları var. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Her insanın bilgilenmeye kendisini gerçeklemeye hakkı var ve bu hak onlardan alınamaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Daha iyi bir tavsiyeniz varsa, bilmek isterim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.mehtap.tv/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------------- &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-1946780662439256136?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/1946780662439256136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/onemsemediginiz-bir-kadna-guvenebilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/1946780662439256136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/1946780662439256136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/03/onemsemediginiz-bir-kadna-guvenebilir.html' title='Önemsemediğiniz Bir Kadına Güvenebilir misiniz? Kadınların Bilgilenmeleri Tehlikeli Bir Şey midir?'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S5Oj4lXCy2I/AAAAAAAACR0/6mZnxDHJsVA/s72-c/kadin2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-8386796154966661735</id><published>2010-02-25T13:48:00.000-08:00</published><updated>2010-02-25T13:52:42.060-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sokrates'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sokratik Yöntem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dewey'/><title type='text'>Madem ki Türküm, Madem ki Doğruyum niye soru sormuyorum!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S4U48mDSVFI/AAAAAAAACPs/fySlsnNubHw/s1600-h/Questioning+Mind.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 224px; float: left; height: 256px; cursor: pointer;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441818338404750418" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S4U48mDSVFI/AAAAAAAACPs/fySlsnNubHw/s400/Questioning+Mind.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Lise öğrencisiyken çok okuyan, çokça soruları olan ve yumuşak mizacıma rağmen, inandığı şeyler için gerekirse dik durabilen bir çocuktum. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Bir gün bir tarih öğretmenimize bir soru sordum. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Benim sorularıma cevap veremeyen veya vermek istemeyen hocamız nedense öfkelendi ve sudan bir sebeple, kendi hâlinde bir arkadaşımızı kelimenin tam anlamıyla dövdü. Verilen mesaj şuydu: "Sorunu beğenmedim, sana da bir şey yapmam; zaten sen de düzgün cevaplar almazsan sorularından vaz geçmezsin, ama senin yerine başkasını incitirim! Haberin olsun!" Ben mesajı almıştım; Ona sorular sormaktan vaz geçtim. Anlamak yerine, incitmeyi tercih eden bu tavrı, almış olduğu "devrim muhafızlığı" eğitiminden kaynaklanıyordu. Bana bir şey yapmayacak olsa bile, benim yerime başkalarını hırpalayacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta bu hocamız, ona bir şey danışmaya gittiğim bir gün, beni öğretmenler odasından kovar gibi çıkarmıştı. Diğer öğretmenler şaşkınlıkla bize bakmışlardı. Çünkü benim okulda iyi bir ünüm vardı; kimseye kabalık yapmayan, çok okuyan ve güzel konuşan bir çocuktum. Hakikaten ilginç bir çocukmuşum ki, öğretmenimiz beni herkesin içinde suçlu gibi kovduğunda sadece üzüntüyle gülümsemiştim. Sorun bende değildi, ondaydı, bunu biliyordum, çünkü ne babam ne annem ne de Cemil Ağabey beni sorularım için ayıplamışlardı. Soru sormak yanlış bir şey olsa, önce onlar ayıplarlardı. Bu basit adama sormasam da, sorularımdan vaz geçmedim. Ben kendime hep sorular sordum veya "benliğim bana sorular sordu" da denebilir; Sorgulamadığım hiç bir şey kalmadı, ama amacım hep anlamak oldu; kimseyi incitmek, küçük düşürmek için soru sorduğumu hatırlamıyorum. Zaten en başta kendime soruyordum ve kendime sorduğum, ama cevap bulamadığım için, o soruyu bir gün o konuda yetkin olduğunu düşündüğüm birisine yöneltiyordum. Yani laf olsun diye soru uydurmuyordum; O merak zaten aylarca kafamda kımıldanmış oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;Ortaokulda Din Bilgisi derslerine giren bir hocamız vardı. O da öyleydi. Şiddete başvurmazdı, ama ona da dinî konularda sorular soramıyordum. O da onu küçük düşürmeye çalıştığımı sanıyordu! Hâlbuki sözgelimi: "Alkollü içki içmek neden günah?" sorusu, gayet mantıklı bir soruydu. Çünkü çevremde alkol alan, bunu tavsiye den büyüklerim vardı ve ben müslüman bir çocuk olarak şaşkın bir şekilde arada kalıyordum. Benim böyle bir soru sormam mantıklı değil miydi? Bana: "Alkol almanın yararları olsa da, uzun vadede başka sakıncaları var. Bazı insanlar bunu görmüyorlar veya görmek istemiyorlar! Sen kendi tavrını seç!" gibi bir cevap veremez miydi? Bunu yapmak çok mu zordu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı şabloncu tipler, nazik ve duygulu bir çocuğun soru sormasını anlayamadılar. Nazik ve duygulu olmam, aptal olduğum anlamına gelmiyordu, ama bunu bir türlü göremediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi öğretmenlerimiz, Sokratik, yani soru ve cevap yöntemine dayanan bir sistemde çalışmıyorlardı. Onları eğiten sistem: "öğrenci boş kâğıttır; öğretmenler bu boş kâğıtları doldurur" anlayışına dönüşen Dewey ekolünü temel alıyordu. Bu sebepten olsa gerek soru soran öğrenci tipi onları rahatsız ediyordu veya alışık olmadıkları için böyle bir öğrenciyi garipsiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü şunu anladım: Sorulara karşı iki türlü tepki görürsünüz: Birinci türde tepkiler, a&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;klı başında olanlardan ve gerçeklerden korkmayanlardan gelir: Cevapları yoksa araştırırlar, bilmedikleri şeyler varsa, bunu açıklıkla söylerler, kendi başlarına veya sizinle birlikte cevaplar ararlar ve bundan da kazançlı çıkarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci türden tepki de, s&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;orulara verecek cevapları olmayanlar veya aslında cevapları olduğunu hâlde her soruyu bir tehditmiş gibi algılayanlardan gelir: Sorularınıza cevap veremedikleri veya vermek istemedikleri için, size sorularınızı unutturmaya çalışırlar. Sizi aptala çevirmek isterler. Hâlbuki insanın kalbi, aklı ve zekâsı sorular sormaya devam eder. Bu gerçeği göz ardı etmekle, sadece kendinizi kandırırsınız. İkinci gruptaki kişiler veya bunların yönetimindeki gruplar, soru sormaya devam ederseniz, yıldırmaya ve şiddete başvururlar. Onlara göre problem hep soru soranlardadır, onlarda sorun yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben çocuklarımın ve öğrencilerimin sorularına onların seviyelerine ve durumlarına göre (yani pedagojik anlamda) cevaplar veririm. Çünkü akılları var, çünkü duyguları var ve elbette sorular soracaklar. Cevabı bilmiyorsam "bilmiyorum" derim ve onların bir cevabı varsa onları dinlerim. Tek şartım vardır: Saygılı olmak. İncitmek için değil, anlamak için sormak. Onlar da, bu konuda oldukça duyarlıdırlar. Dünya görüşü bambaşka olan kişilerle çok keyifli sohbetler yaparız. Çünkü amacımız gerçeği bulmaktır, ego tatmini değilidir. Elbette egolarımız tatmin olur, ama bu tatmin başkalarının egolarını hiçe saymayı içeren bir şekilde olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insan, hayat, sistem, insanın varlık amacıyla ilgili konular, sosyal konular vs. hakkında sorular sorar; Bu insanın en önemli özelliğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün sistemler ve oluşumlar, bazı sorularla muhatap olurlar. Bu durum, ortaya bir vaadle çıkan her organizasyonun, kitabın, yazının, yazarın, ideolojinin, dinin, mesajın kaderidir. Ya bu sorulara cevap verirsiniz, ya da tarih sahnesinden silinirsiniz. Hayatı kavrayan, hayatın kılcallarını besleyen cevaplar ve bu cevapların kaynakları insanlık var oldukça var olurlar. Bunu yapamayanlarsa, sadece tarih kitaplarında bir başlık; bir bölüm olarak kalırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sistemi ayakta tutan yapay ritüeller değildir; insana ve hayata dair sorulara-ayrıntılara dair verdiği cevaplardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir sistemin cevaplaması gereken en önemli soru ise "İnsan Nedir? Sadece görünüp-kaybolmak için, fazlasıyla duygulu, ince fikirli ve detaylı olan insanın varlık sebebi ne olabilir?" sorusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakı şişesinde balık mı? Bütün zarafetine ve karmaşıklığına rağmen, toprakta yok olan bir yaprağın kaderini paylaşan bir varlık mı, yoksa kainatta kısa bir süre geçiren ve oradan sonsuzluğa geçiş yapan saygın bir konuk mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun, düşünün... Bu soruyu paradigmanıza ve kendinize sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.mehtap.tv/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------------- &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 172px; display: block; height: 240px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-8386796154966661735?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/8386796154966661735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/02/madem-ki-turkum-madem-ki-dogruyum-niye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/8386796154966661735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/8386796154966661735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/02/madem-ki-turkum-madem-ki-dogruyum-niye.html' title='Madem ki Türküm, Madem ki Doğruyum niye soru sormuyorum!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S4U48mDSVFI/AAAAAAAACPs/fySlsnNubHw/s72-c/Questioning+Mind.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-2881651369372493704</id><published>2010-02-12T02:57:00.000-08:00</published><updated>2011-07-27T05:29:31.520-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='intikam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müntakim'/><title type='text'>İntikam alma düşüncesini neden sevmiyorum!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S3HC4Y5jzsI/AAAAAAAACO8/snb9kmUDEAw/s1600-h/jealousy.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436340499225235138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 277px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 142px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S3HC4Y5jzsI/AAAAAAAACO8/snb9kmUDEAw/s400/jealousy.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İntikam almak istediğim zamanlar olmuştur; kendimle ve özellikle sevdiklerimle ilgili olarak kaldıramayacağım bir kötülük görmekten de hep ürkmüşümdür. Allah'a şükür ki, böylesi bir kötülük görmedim. Bu durumu şuna bağlıyorum: Birisini üzersem, varsa suçumu kabul ederim, suçum olmadığını düşünsem bile, o kişiyle konuşur ve durumu aydınlatmaya çalışırım. Kısacası, benimle ilgili olarak üzülmüş, haksızlığa uğramış olduğunu düşünen veya hisseden birisi olursa, bana ne kadar zor gelirse-gelsin, ona veya onlara benimle hesaplaşma fırsatı vermeye çalışırım. Çoğu insanın istediği de duygularını anlatmak, sesinin duyulduğunu bilmektir ve bu onların hakkıdır. İnsanlar, genellikle, kendilerine kulak veren birisini affetmeye hazırdırlar. Ama temel şart şudur: Sizin yüzünüzden üzülmüş birisini göz ardı etmeyeceksiniz ve yok saymayacaksınız. Bu tavrınız size karşı yapılabilecek ve sizin de cevap vermenizi gerektirecek kötülükleri engeller.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Peki intikam planları yapmayı ve intikam almayı neden sevmem?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Böyle bir kötülüğün derecesi izafî-yani görece olmakla birlikte, kendi adıma konuşursam, insanlardan ir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ademi elimden alabilecek, beni "ben" olmaktan koparabilecek ve beni bir insana veya insanlığa karşı düşman edecek bir kötülük görmedim veya eğer böyle bir şey olmuşsa, belki de bu konuda kendimi ikna ettim. Bunun için hep şükrederim. Çünkü böyle bir acıyı yaşamak zor bir sınavdır ve yaşadığınız bu acı, Allah korusun, sizi bir "canavara" dönüştürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi, bana haksızlık yapmış olan kişilerin bir kısmı, bunu iş hâline getirmişlerdir. Yani seçtikleri veya içine düştükleri hayat, zaten kırıp-geçirmekle sürüyor. Başka bir tabirle sadece benimle değil, herkesle sorunları var. Bunu görebiliyorum ve onları, onlar için üzülmekle birlikte, mutsuz hayatlarıyla başbaşa bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncüsü, ben de bizzat affedildim-affediliyorum, sevdiklerim veya farklı insanlar da benim kusurlarımı; hatalarımı hoş gördüler veya hoş görmektedirler. Buna karşı, hem bir teşekkür hem de bir şükran ifadesi olarak, başkalarını da affedebilmeye ve hoş görmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncüsü, intikam almayı planlamak veya intikam almak, masraflı bir iştir. Sizi daha iyi işler yapmaktan alıkoyar. İntikam almak için kullanmayı düşündüğünüz yöntemler etik, yasal veya ahlakî de olsalar, intikam almanın maddî-manevî anlamda bir maliyeti vardır. Bu maliyet de, genellikle kazanacaklarınızdan fazladır. Sadece bir birey olarak haksızlığa karşı durmak için tavır koyduğum zamanlar olur, ama bu, intikam almaktan başka bir şeydir. Eğer, intikam alma konusunda kullanmayı planladığınız yöntemler etik, yasal veya ahlakî değillerse, bu süreçte kimyanız değişir ve farklı birisi olmaya doğru gidersiniz. Böyle bir sürece girmeden önce veya bu süreçte iseniz, acilen: "Acaba olmaya doğru gittim/ olduğum bu kişi, olmak istediğim insan mıdır?" sorusunu kendinize sormalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşincisi, çağdaş dünya ve Türkiye, büyük bir fikir kaosu içindedir; bir çok insan "hazzı" mutlulukla karıştırmakta ve "hazcı-Hedonist" tutumla, başkalarını kullanmaya çalışarak mutluluğu aramaktadırlar. Bu sırada, başkalarının kalplerini kırmaktadırlar. Benim tanıdığım ve başkalarının kalplerini kırmakla zaman geçiren bu türden kişilerden çoğu, anlamsız hayatlarının etkisiyle, alkolün veya daha kötü uyuşturucuların pençesinde kıvranmaya başladılar. Şimdi böyle birisinden neyin intikamını alacaksınız? En iyisi onlardan uzak durmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncısı, bazı insanların fikir düzeyleri nasıl bir kötülük veya hata yaptıklarını anlamaya müsait değildir. Onlar pişman olmazlar, onları sadece korkutabilirsiniz. Yani bir daha aynı hatayı yapmalarını engellersiniz, fakat bunun sebebi hatalarını anlamış olmaları değil, korkmuş olmalarıdır. Bir bakıma hayvanlar gibidirler de diyemiyorum, çünkü insanın hayvanla denk olması teknik olarak mümkün değildir; insan bilinç ve davranış olarak ya hayvandan üstündür ya da aşağıdadır. Bense sevdiklerimden birisi zor durumda kalmadıkça, herhangi bir insanı korkutmayı sevmem. Yaparsam kanunî yollar kullanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedincisi, bir insanın kusurunda sadece aklının payı yoktur. Duyguları, arzuları, o anda içinde bulunduğu şartlar vs. de etkilidir. Kanunlara aykırı bir suç işlemişse elbette cezasını çekmelidir. Ama şahsî ve bana karşı bir suçsa, içinde bulunduğu şartları da göz ardı etmemeye çalışırım ve affetmek için bir yol ararım. Fakat, yaptığı şeyin yanlış olduğunu, göz ardı edilmediğini, fakat affedildiğini kendisine bildiririm. Affetmekle birlikte, kendileriyle iletişimimi zayıflattığım kişiler olmuştur. Özellikle kişi, bende kendimi ikna edip-sakinleştirmemi gerektiren ve bu sebeple zihinsel enerjimi boşa harcamama sebep olan düşünce nöbetlerine sebep oluyorsa, o kişiden uzaklaşırım. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sekizincisi: İntikam almanın hesap edilemez sonuçları ortaya çıkabilir. Yani siz sadece bir kişiyi ve bir şekilde incitmek isterken, o kişiyi maksadı aşan bir şekilde veya bir çok insanı gereksiz bri şekilde incitebilirsiniz. Yani olaylar kontrolünüzden çıkabilir; bu da sonu gelmeyen zararlar ve devamında büyk vicdan azapları getirebilir. İntikam almadan önce sırtınızda 10 kilo yük taşırken, bu yük, vicdana azabıyla birlikte kalbinize girer ve 100 ton olur! İşin acı yanı, olup-bitmiş bulunan şeyleri geri de alamazsınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni veya sevdiklerimi üzmüş olanlar için tek duam vardır ve o da beddua sayılmaz: Etraflarındaki masum kişilere bir zarar gelmeksizin, insan olarak kaldıramayacakları ağır bir acı yaşamadan, belki kaderin getirdiği küçük bir şokla, suçlarını anlamaları ve pişmanlık duymalarıdır; Pişmanlık duygusu, kişinin sürekli içinde taşıdığı, insanı pişiren, bir yandan da kişiyi arındıran bir tür ateştir ve aslında iyi bir şeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte kişinin pişman olması mümkün görünmüyorsa, üstelik sefil hayatıyla övünür hâle gelmişse, kanunlardan ve alması gereken cezalardan şu ya da bu şekilde sıyrılıyorssa, zaten onunla başa çıkmak bir sivilin ne görevidir ne de işidir. "Sen rahatına bak! Allah Müntakimdir-intikam alandır, nasılsa yanına kalmayacak" der bırakırım. Bu cümleyi benimle ilgili konularda sarfetmedim, ama nadiren de olsa, kendi hazları veya hedeflerine ulaşmak için başkalarının, özellikle gençlerin hayatlarına acımasızca kastedenler için kullanmışımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime, okurlarıma, sevdiklerime, sevmediklerime vs. tek önerim var: Oturup, sizi veya sevdiklerinizi incitmiş olanların bir listesini yapın, onların hayatlarını gözden geçirin ve onlardan intikam almak için başvurabileceğiniz olası yolları düşünün. Bu yollar, etik, yasal ve sizin içbütünlüğünüze uygun olsalar da, size getirecekleri maddî-manevî masrafı hesaplayın. Yasal haklarınız varsa, başvurun; bu zaten intikam sayılmaz, sizin hakkınızdır. Ama devamında olabilecek şeyleri kaldıramayacaksanız, bunu da iyi hesap edin derim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kendi adıma söylemem gerekirse, geçmişte ağzının payını vermiş olmam gereken bazı kişiler olmuştur ve o anda cezalarını vermem gerekirdi. Ama şimdi onlarla uğraşmak için kılımı bile kıpırdatmam!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bunun dışında en iyisi kendi yolunuzda ilerlemek, sizin ve sevdikleriniz için huzurla birlikte gelen başarılar, en iyi "intikamlardır." Hem o sonuçlara giden yol boyunca gelişir, dönüşür ve olgunlaşırsınız, hem de sonuçları keyiflidir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;a href="http://www.mehtap.tv/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------------- &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-2881651369372493704?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/2881651369372493704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/02/intikam-alma-dusuncesini-neden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/2881651369372493704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/2881651369372493704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2010/02/intikam-alma-dusuncesini-neden.html' title='İntikam alma düşüncesini neden sevmiyorum!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/S3HC4Y5jzsI/AAAAAAAACO8/snb9kmUDEAw/s72-c/jealousy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-947787999427950413</id><published>2009-12-25T14:27:00.000-08:00</published><updated>2010-01-02T05:34:28.162-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikiyatri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikiyatr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avukatlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avukat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Paradigma'/><title type='text'>Kendi kuzularınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, başkalarının kuzularına da öyle davranın!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzUXUMY20fI/AAAAAAAACLQ/RNu2-ZdVW0w/s1600-h/kuzu.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419263362300563954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 205px; CURSOR: hand; HEIGHT: 326px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzUXUMY20fI/AAAAAAAACLQ/RNu2-ZdVW0w/s400/kuzu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Uzun zamandır gözlemlediğim şeylerden vardığım bir sonuç da, insanlarla buluşma noktalarınızın onlara karşı olan duygularınızı biçimlendiriyor oluşudur. Bu buluşma noktaları önceleri keyifli gelebilir. Mesela yalancı şahitlik yapan birisini düşünelim; Böylesi rezil bir işten para kazandığı için önceleri keyif de alan birisi, sonraları, bedava ve emeksiz kazandığını sandığı para için, aslında büyük bir bedel öder; kendi cinsine-insanlara karşı güvenini yitirir, başkalarının hatta kendileri için yalancı şahitlik yaptığı kişilerin ona saygısı kalmaz ve kendisi de herkesi yalancı olarak görmeye başlar. İnsanlarla buluştuğunuz projeler ve ortak çalışma tarzınız, sizin hayata küsmenize veya hayatla barışık yaşamanıza sebep olabilir. Başka bir tabirle, insanlarla buluşma noktanız birlikte işlediğiniz "yanlışlarsa", kendiniz de bunun bir parçası olduğunuz hâlde ve belki de aslında kendiniz bunun bir parçası olduğunuz için, insanları "günahkâr" olarak görmekten ve onlardan ürkmekten kendinizi alamazsınız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ölçüsüz ilişkiler-Acı hayatlar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Sözgelimi, karşı cinsle sınırsız ilişkiler kurmaktan çekinmeyen, bunun için muhataplarının her türlü zaafını kullanan, önceleri bundan keyif alan, ama sonraları yavaş yavaş her kadını günahkâr ve güvenilmez görme eğilimine kapılmış olan erkekler gördüm. Bir kadına gerçekten; içtenlikle aşık olabilmeyi ve güvenebilmeyi deliler gibi istiyorlar, ama bunu bir türlü beceremiyorlardı. Ve ne yazık ki, paradigmaları değişmediği için, yaşadıkları haz gitmiş (mutluluk zaten olmamış) ve onun yerine, kadınlara karşı büyük bir güvensizlik ve acı dolu bir yalnızlık kalmıştı. Kimsecikleri sevemez bir hâle gelmişlerdi! Çünkü sevmek, ama güvenememek veya sevmeyi istemek, ama kırılmaktan ölesiye korkmak, insanın kalbini ve zihnini, kendisi hayalî, ama azabı gerçek olan soyut bir cehenneme atar! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Böyle birisiyle bir sohbetimiz olmuştu. Sohbetimiz sırasında bir kızı olsa, onu üniversiteye göndermeyeceğini, çünkü bazı konularda, ne kızına ne de başka insanlara güvenemeyeceğini söylemişti. Ben de ona şunu sordum: "Ben kızımı üniversiteye gönderme fikrinden ürkmüyorum, ama sen sınırsız bir hayatın sana göre "nimet" olan şeylerini yaşarken, doğmamış olan kızının üniversite öğrencisi olması ve sosyalleşmesi seni ürkütüyor... sence bu endişenin sebebi nedir?" Cevap veremeyince, ben de ona şunu söyledim: "Karşı cinsle ilişkilerinde hâkim olan tarz, seni korkak yapıyor! Hâlbuki benim kızım var, zamanı geldiğinde ve o da istiyorsa, üniversiteye gitmesini isterim. Evet, benim de endişelerim var, ama insanlara olan güvenimi tamamen yitirmedim. Bir yandan da, yetişkin bir birey olarak kızımın bazı yanlış seçimler yapıp bazı bedeller ödemesi ihtimali, düşünmesi benim için acı bir şey olsa da, hayatta yer alan risklerden birisi. Ama her mümkün de vaki olmaz; yani bir şey ihtimal dahili diye, mutlaka gerçekleşmesi de gerekmiyor!" Bilmiyorum cevabımdan ne anladı?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;İnsan zihni fotoğraf albümü gibidir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;İnsan zihni aslında fotoğraf albümü gibidir ve biz oraya sürekli yeni fotoğraflar koyuyoruz. Bu fotoğrafların güzel olmaları, bizim zihnimize ve kalbimize rahatlık verir. İnsanlarla, hayatla, ailemizle vs. ile ilgili olarak zihnimize girmeleriniz istediğimiz veya izin verdiğimiz fotoğaflar, iç açıcı olmalıdır. Yaşamayı istemediğiniz ve yaşamadığınız şeyleri, görmek veya seyretmek de gereksizdir diye düşünürüm. Bu, insanlarla ilgili olarak da geçerli ve yararlı bir ilkedir. Sözgelimi ben, insanların kötü yanlarına odaklanmış filmleri de seyretmem. Kendimi mi kandırıyorum, hayır? Ben hayatın farkındayım, ama zihnime o görüntüleri yerleştirmekten kaçınıyorum, çünkü daha sonra onların zihnimden yerli-yersiz geçmelerini istemiyorum. Yani içinde olmak istemediğim bir hayatın veya anlayışın seyircisi olmayı da yanlış buluyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;Meslekî donanım&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;İnsanlarla hatalarda buluşmak alışkanlığınız ve bu türden şeyleri seyretmiyorsunuz da, ama mesleğiniz gereği insan hataları ve zaaflarıyla kaçnılmaz olarak karşılaşıyorsanız, bu da özel bir eğitim ve birikim gerektirir. Hatta önemli birer görev olan polislik, avukatlık, psikiyatırlık, hatta esnaflık ve benzeri meslekleri icra eden kişiler çok hassas bir durumdalar. Mesleklerinin doğası gereği insanların zaaflarıyla sıklıkla karşılaşan ve bu türden sorunlarla başa çıkmak durumunda olan kişilerin de, meslekî eğitimleri dışında özel bir eğitime ihtiyaçları vardır. Mesela bir belediye otobüs şoforünün paso göstermeyen bir öğrenciye çok kızdığını görünce şunu düşünmüştüm: "Bu öğrenci pasosunu göstermedi; sonuçta dalgındı ve bu, büyük bir kötülük de değil. Ama bu şoför her gün böyle 40 kişiyi uyarmak zorunda kalıyorsa, çileden çıkabilir!" Pasolarını göstermeyen kişiler de, aslında kötü insanlar değiller, ama şoförün de bir tahammül sınırı vardı. Eğer o şoför, Yunusvarî bir yaklaşımı, yani "Yaratılanı, Yaratan'ın hatırına hoş görme" anlayışını besleyen zıhınsel bır donanıma sahip değilse, işi zor demektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bir okurum bir uzmana gider, acıyla ve göz yaşları içinde geçmişinden söz eder; çünkü bazı çözümler aramaktadır. Fakat bir kaç gün sonra, bu uzman kişiden "gereksiz" telefon mesajları almaya başlar! Karşınızda ruh hâli itibariyle harabe bir hâle gelmiş ve çözüm aramak için komşusuna değil, bir uzmana danışan genç bir insan var ve bu önemli bir sorumluluk demektir. Evet insanlar, işin başında farklı bir amaç besleyemeyebilirler, ama dirençleri zayıfsa kendilerini bir şeylere kaptırabiliyorlar. Yani yolun başındaki düşünce tarzını, yol boyunca da sürdürebilmek de ayrı bir çaba ister. Bunu görmek için sadece meslekî veya teknik altyapıya sahip olmak yetmez, Yunusvarî bir gönle de sahip olmak lazım diye düşünüyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;"Yaratılanı Yaratan'dan ötürü hoş görme" anlayışı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Yunus'un "Yaratılanı Yaratan'dan ötürü hoş görme" anlayışının ne denli zarif ve ince bir tutum olduğunu 40'lı yaşlarımda kendime ve diğer insanlara baktıkça daha iyi anlıyorum. Burada ince bir denge var ve bunu tutturmak hem sağlam bir paradigma, hem de hatırı sayılır bir çaba gerektiriyor: İnsanların kusurları olduğunu göreceksiniz; onlardan soğumayacaksınız, onları hoş göreceksiniz, ama onlarla da aynı yola düşmeyeceksiniz veya düşmeye kalkışmayacaksınız! Bir duruşunuz olacak ve bu insanlar, güvendikleri için size yeniden dönüp sığınabilecekler! Zor görünüyor değil mi? Ama sevdiğiniz bir insan, başkasından bu türden bir destek isteseydi, o kişinin nasıl davranmasını beklerdiniz? Sevdiklerinizin karşılarına çıkan kişilerin, sevdiklerinizin zaaflarını giderecek yolları göstermelerini mi, yoksa zaaflarını kullanıp-derinleştirmelerini mi isterdiniz? Eminim bu sorunun cevabını düşünmek, size anlamlı fikirler verecektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Unutmayın: Başkalarına iyi davranmak, aslında kendimize ve sevdiklerimize iyi davranmaktır! "Kendinize nasıl davranıyorsanız, başkalarına da öyle davranın!" şeklindeki klasik ve güzel sözü biraz değiştiriyorum: Kendi bebelerinize-kuzularınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, başkalarının bebelerine-kuzularına da öyle davranın! Yaşları ne olursa-olsun, her insan ana kuzusudur ve aslında içinde bir çocuk saklıdır! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;MSN: &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------ &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: Kitap hakkında bilgi almak için bu satırları tıklayınız &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-947787999427950413?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/947787999427950413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/kendi-kuzularnza-nasl-davranlmasn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/947787999427950413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/947787999427950413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/kendi-kuzularnza-nasl-davranlmasn.html' title='Kendi kuzularınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, başkalarının kuzularına da öyle davranın!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzUXUMY20fI/AAAAAAAACLQ/RNu2-ZdVW0w/s72-c/kuzu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-6153461247192876310</id><published>2009-12-25T04:12:00.001-08:00</published><updated>2010-04-15T05:05:16.550-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belediye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Üsküdar Belediyesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='belediyeler'/><title type='text'>Ben Üsküdar Belediyesini Tanıyorum; Onlar da Beni Tanımalılar!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSqc6jFRYI/AAAAAAAACLA/K1qFo1UtZIM/s1600-h/soru-isareti.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419143665363010946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 180px; CURSOR: hand; HEIGHT: 305px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSqc6jFRYI/AAAAAAAACLA/K1qFo1UtZIM/s400/soru-isareti.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bendeniz yakınlardan çok, uzaklarda bilinmeyi seven birisiyim. Kendi mahallemde pek tanınmam; kendi hâlinde, nelerle meşgul olduğu tam olarak anlaşılamayan, ama sempatik görünen birisi olarak yaşar giderim, ama bir yandan da Türkiye'nin neredeyse her yerinde yazılarım okunur ve bu saklı hâli de severim. Öyle ekâbirin-ileri gelenlerin olduğu yerlere pek sokulmam! Zaman bir tuhaf olmuş ve bazı güç sahiplerinin başa çıkamadıkları bir konu var: Menfaatçi insanlarlarla, adil bir şekilde de menfaat birliği yapabilecekleri kişileri, birbirlerinden ayırd edemiyorlar. Hâlbuki güç, para veya makam sahiplerinin bu beceri ve yetide olmaları gerekiyor. Güç, para veya makam çekici unsurlardır. İnsanların, bunlara sahip kişilerden destek veya yardım beklemeleri normaldir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Gücü, parayı veya makamı idare edebilmek, onların sahiplerine düşer. Ama ne yazık ki günümüzde çeşitli sebeplerden dolayı inanılmaz yerlerde inanılmaz kişilere rastlayabilirsiniz! Sizi anlayamadıklarında "anlayamadım, bana yardımcı olun!" demek yerine "bu kişi benden ne isteyecek acaba?" diye sizi süzerler, sizden ürkerler veya daha komiği onların yerine geçeceğinizi düşünürler! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bazı güç, para veya makam sahipleri de yanlarına gittiğinizde, sizi esir almaya çalışırlar! Yani siz onlara gittiğiniz için, "ben avantajlı durumdayım, bu kişi ayağıma geldi! Bu fısatı kullanmalıyım!" diye düşünürler. Eğer mantık buysa, evlenme teklifiyle bir bayanın ayağına giden her erkeğin, esir alınmış olması lazımdı, ama hâlâ erkek egemen bir toplum olduğumuz söyleniyor!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Diğer bazıları da, fırsatçılardan, menfaatçilerden yorulmuş ve bıkmış durumdalar ve haklı olarak sizi onlara güvendikleri birisinin sunmasını bekliyorlar. Bence bu düşünceleri de mantıklı ve haklı bir yaklaşımı ifade ediyor. Çünkü verecekleri bir değer olmadığı hâlde, bir şeyler bekleyenlerden veya verdiklerinden fazlasını isteyenlerden bıkmışlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Peki ben ne yapıyorum? Ne istiyorum ne de veriyorlar! Ben önce namım gitsin diyenlerdenim! Beni arkadaşlarım ve dostlarım anlatıyorlar! Mesela Üsküdar'da yaşadığım ve bazı gözlemlerim olduğu için "insanlık namına" Üsküdar Belediyesine bir kaç yazımı uyarı emaili olarak attım. Fakat hiç birisine cevap gelmedi. Tabi ki burada benim de kabahatim var. İstiğna-kalabalıktan kaçınma hâliyle yaşıyorum, ama yukarda yazdığım sebeplerden dolayı. E ben de haklıyım! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bir eğitimci büyüğümüzle tanışmıştım. Bir üniversitede eğitim bilimleriyle ilgili dersler veriyordu ve kendisiyle uzun ve güzel bir sohbetimiz olmuştu. Onun bir fikri vardı: Her belediye, kendi yönetim sınırları içinde bulunan eğitimci, yazar, düşünür, sanatçı vs. gibi fikir işçilerinin bir listesini yapmak ve onlarla toplantılar düzenlemeliydi. Ama belediyeler, sanırım daha çok iş dünyasındaki kişileri, müteahhitleri veya medyada parlamış kişileri seviyor, yetenekleri bulmak belediyeye zor geliyor. Hâlbuki gazetelere bakıyorum, sözgelimi Üsküdar'da yaşamış olan bir düşünür var. Gizli-meşhur, ama vefat edince haberimiz oluyor! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bütün yönetimlerin düşünürlere ihtiyaçları vardır, çünkü düşünmek zaman ve mesai ister; çünkü düşünmek, müstakil-başlı başına bir iştir. Sürekli hareket hâlinde olan insanlar, çok fazla düşünemezler; onalr için çözümler üreten düşünürlere (thinktank kşilere) ihtiyaçları vardır!&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Türkiye'de bu durum, gittikçe daha iyi anlaşılıyor, umarım Üsküdar Belediyesinin bu konuda bazı çalışmaları vardır. Yakında bizzat gidip teftiş edeceğim!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------ &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-6153461247192876310?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/6153461247192876310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/belediyeler-ne-isler-yaparlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6153461247192876310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6153461247192876310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/belediyeler-ne-isler-yaparlar.html' title='Ben Üsküdar Belediyesini Tanıyorum; Onlar da Beni Tanımalılar!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSqc6jFRYI/AAAAAAAACLA/K1qFo1UtZIM/s72-c/soru-isareti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-6903792203927689097</id><published>2009-12-25T03:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-25T03:31:03.393-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üniversite öğrencisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liderlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Erişti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci kulüpleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takım çalışması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Afyon Kocatepe Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takım'/><title type='text'>Hayata hazırlık kursları: Üniversite kulüpleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSgtcDgitI/AAAAAAAACK4/ArNLbRnzBIs/s1600-h/SALON.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419132954119015122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 268px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSgtcDgitI/AAAAAAAACK4/ArNLbRnzBIs/s400/SALON.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Yaşarken öğrendiğim şeylerden birisi, hedeflerle pazarlık etmemektir. Evet, ben de her şeyin bedelini ödeyemiyorum. Ama o şeyi ucuza getirmeye veya değerini inkâr etmeye de çalışmıyorum. “Kavgada yumruk sayılmaz” sözünü çok severim. Düşünün bir dostunuzu korumak için kavga etmek zorunda kaldınız: Kavgaya, zihninizde “20 yumruktan sonra kavgayı bırakırım” diye bir düşünceyle girdiğinizde, şansınız nedir? Evet, hayat bence kavga değildir, ama bu örnekten alınacak dersler var diye düşünüyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer önemli bir konu da şudur: Hedefin bedeli olan çalışmalarda ana etkinlikler olduğu gibi, tamamlayıcı etkinlikler de vardır ve bunlar da ana etkinlikler kadar hayatîdir. Yabancı dil derslerimden örnek vermek gerekirse, bir ders kitabı ve bir de onu bütünleyen ek dokümanlar ve çalışmalar vardır. Ne yazık ki, birçok öğrenci, ana ders kitabını okumak, üniteleri hızlıca geçmek isterler ve ek dokümanları çalışmayı zaman kaybı olarak görürler. Hâlbuki bu ek dokumanlar, konuların zihne daha iyi yerleşmelerini sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine birçok üniversite öğrencisi, okula devam edip derslere girmeyi, hedefleri için yeterli görürler veya böyle hissederler. Okuldaki etkinliklere ve kulüp çalışmalarına katılmak vs gibi şeyler, onlara birer “yük” olarak gelir. Mesela kantinde zaman geçirmek onları rahatsız etmezken, bir etkinliğe katılmayı zaman kaybı olarak görürler. Yani, hayatın sadece bilgi değil, aynı zamanda bir deneyimleme ve uygulama süreci olduğunu göz ardı ederler. Bütün bu çalışmaların provasını üniversite denen mikro planda, daha neşeli ve daha az stresle yapmadıkları, yani bir tür aşı yapılmadıkları için, okul sonrası hayat, onlara daha sert bir şekilde toslar. Evet derslerde öğrendikleri şeyler lüzumsuz değildirler, ama sadece derslerle yetinen mezunlar, sanki sabah-akşam sürücülük kitabını okumuş, ama hiçbir zaman direksiyon başına geçip araba sürmemiş kişiler gibidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişiyi hayata hazırlamak konusunda üniversitelerdeki ders dışı etkinlikleri ve kulüp çalışmalarını çok önemsiyorum. Ülkemizde her yıl 1 milyon kişinin 18 yaşına girdiği belirtiliyor. Genç nüfusun ve üniversite mezun sayısının bu denli yüksek olduğu bir ülkede şirketlerin, kurumların ve organizasyonların çalışanlarını bulması zor da değil ve sadece diplomaya bakmadıkları da açık. Bunca aday arasında seçim yapabilmek için, her artı özelliğin göz önüne alınacağı da aşikâr. Sözgelimi 50 kişinin işe alınacağı şirketinize 1000-2000 kişi başvurduysa, siz de adayları elemek için sebepler aramaz mıydınız? Üniversite diplomasına sahip olmakla birlikte, iletişim, liderlik veya takım çalışması becerilerini daha okuldayken geliştirmiş veya bu yönde çaba göstermiş bir mezuna öncelik vermez miydiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, kulüp çalışmaları, iş dünyasının veya okul dışı dünyanın tamamen aynısı değillerdir. Ama tamamen farklı da değillerdir. Bu durumu mesela Afyon Kocatepe Üniversitesi İşletme ve Ekonomi kulübünün organize ettiği çalışmalarda ve diğer öğrenci kulüplerinde gördüm. Benim de bir eğitimci olarak katılmış olduğum bu eğitim programlarını organize eden ekibin ve katılımcı öğrencilerin çok şeyler kazandıkları açık. Konuşmacıların nitelikleri, katılımcıların ciddiyeti ve sayısı, bu işin ciddî ve istikrarlı bir sürecin sonucu olduğunu gösteriyor. Bu gençlerin bir şeyler organize etme ve başarma konusunda antremanlı oldukları ve okul sonrası da birçok projeye imza atacakları veya katılımcı olacakları apaçık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette: “Dersleri ihmal edin” demiyorum, “Hayatı da öğrenin!” diyorum.&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------ &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-6903792203927689097?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/6903792203927689097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/hayata-hazrlk-kurslar-universite.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6903792203927689097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6903792203927689097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/hayata-hazrlk-kurslar-universite.html' title='Hayata hazırlık kursları: Üniversite kulüpleri'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzSgtcDgitI/AAAAAAAACK4/ArNLbRnzBIs/s72-c/SALON.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-5425028078619361488</id><published>2009-12-22T19:30:00.000-08:00</published><updated>2009-12-22T19:32:44.036-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çekici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çekicilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='makyaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='imaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişisel imaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='estetik'/><title type='text'>Çekici olma çabasının kişisel imajla çatışması!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGOlMRvJ7I/AAAAAAAACKY/cmGHMY7Uuk4/s1600-h/woman-worried.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418268596305340338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 283px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGOlMRvJ7I/AAAAAAAACKY/cmGHMY7Uuk4/s400/woman-worried.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Çekici olmak ifadesini sıklıkla duyuyoruz. Çekici olmak isteyen kişilerin bu denli çok olması veya çekici olma arzusunun kişileri bu denli sarmasının sebepleri üzerinde durulabilir. Bununla birlikte ele almak istediğim konu, çekici olma çabasıyla kişisel imajın çatışabildiğini sıklıkla görüyor olmamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir erkek olarak, özellikle kadınlar için, çekici olmanın çok da zor olmadığını düşünmüşümdür. Çünkü karşılarında kolayca “çekilebilen” bizler, yani erkekler varız. Gerçi, bir erkek için çekici olan bir kadın imajıyla, bir başkası için çekici olan kadın imajı farklı olabilir ve hatta genellikle farklıdır. Ama genel anlamda, bir kadının çekici olmayı başarabilmesi oldukça kolay gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada sorun, birey olarak, bütün özellikleriyle çekici olabilmekte. Yoksa ustalıkla yapılmış bir makyaj, hafif veya abartılmış bir dekolte vs. bir kadını, bir çok erkek için çekici kılabilir. Fakat “bu çekicilik, kadının kendisini gördüğü yeri ve bundan kaynaklanan imajını ne denli yansıtmaktadır?” sorusu önemli bir sorudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek gibi kolayca dikkati dağılan ve görsel etkilere açık bir varlığın, kadının fiziksel görünüşünün etkisinden sıyrılıp gerçek kimliğini keşfetmesi ciddî ve kararlı bir çaba ister. Birçok kişi bunu başarabilir de. Fakat olduğu kişiyle, göründüğü kişi arasında büyük farklar bulunan ve bu sebepten dolayı sorun yaşayan pek çok kişiyi-kadını görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar, kişisel görünüşlerini yaşamak konusunda özgürlüklerini kullanmak istiyorlar. Fakat erkeklerin sıklıkla yaşadıkları bir güçlük var: Öncelikle fiziksel çekiciliğine kapıldıkları bir kadının zihinsel olarak da çok çekici olabileceğini anlamakta zorlanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorun sıklıkla tekrar ediyorsa, bu durum, erkeklerin bu konuda yardıma ihtiyaçları olduğu anlamını taşıyor olabilir. Kadınların bu konuda bir çaba ortaya koymaları gerekir. Bu, yazarların, iletişimcilerin veya sanatçıların taşıdığı çabadır; yani açık ve net bir şekilde anlaşılmak çabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanıyorum, daha çok fiziksel anlamda çekici olmaktan çok, bütün olarak ve kimler için çekici olmak istiyorsanız, onlar için çekici olmaya çalışmak en iyisi. Bu da, kadının zihinsel anlamda sahip olduğu eşsiz özellikleri çerçeveleyen, onun sadece fiziksel-tensel özelliklerine değil de, kadın olmanın toplamdaki ve yine eşsiz farkına dikkat çeken bir imajla olabilir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-5425028078619361488?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/5425028078619361488/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/cekici-olma-cabasnn-kisisel-imajla.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/5425028078619361488'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/5425028078619361488'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/cekici-olma-cabasnn-kisisel-imajla.html' title='Çekici olma çabasının kişisel imajla çatışması!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGOlMRvJ7I/AAAAAAAACKY/cmGHMY7Uuk4/s72-c/woman-worried.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-4862754627259024256</id><published>2009-12-22T19:13:00.001-08:00</published><updated>2009-12-22T19:20:43.493-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='makyaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='estetik'/><title type='text'>Makyaj-Güzellik ve Resim-Çerçeve ilişkisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGKkeTZDBI/AAAAAAAACKI/S1b7eHI36jw/s1600-h/makyaj-yapimi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418264185917738002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 241px; CURSOR: hand; HEIGHT: 171px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGKkeTZDBI/AAAAAAAACKI/S1b7eHI36jw/s400/makyaj-yapimi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Sanki makyaj biraz da veya aslında bazen büyük oran da resme müdahale anlamına gelmektedir. Ama şimdilik kadınların makyaj yapmalarını var olan bir güzelliği, fotoğraf veya resimdeki çerçeve gibi kullandıklarını düşünelim. Bu açında bakınca, resmin temasıyla-konusuyla ve çerçevesi arasında akla yakın ve estetik bir ilişki olmalı diye düşünürüm. Çerçevenin, temanın önüne geçtiği ve hatta onu devreden çıkardığı durumlar da oluyor. Çerçevesini çıkardığınızda resmin iyice silikleştiğini ve hatta neredeyse kaybolup-gittiğini hayal edin: Ne kadar traji-komik olurdu değil mi? Bazen makyajın bu denli abartıldığını görüyorum ve ister-istemez gülümsüyorum. Bir kadının makyajlı ve makyajsız hâlleri elbette farklıdır ve bu durum doğaldır da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bir kadının makyajsız hâlini gördüğünüzde, yaşadığınız yabancılıktan dolayı, onunla yeniden tanışmak gereği duyuyorsanız, durum vahim demektir! Şaka bir yana, beş yaşındaki kızım da annesinden ruj ve oje istediğini düşününce, acelecilik edip, bayanların makyaja ve süslenmeye karşı ilgilerinin doğuştan geldiği sonucuna varabilirim! Belki de, kızımın annesinden veya reklamlardan etkilendiğini düşüneceksiniz, ama annesi ruj ve oje kullanmaz ve nedense kızım da her reklamını gördüğü şeyi değil de ruj ve oje istiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman yabancı, özellikle Amerikalı misafirlerimiz olur ve onları evimizde veya İstanbul’da ağırlarız. Birlikte fotoğraflarımız da olur. Onlar, fotoğraf makinesini gördüklerinde çok güzel poz verirler. Bunun sebebini yurt dışında yaşayan bir öğrencime sordum ve şunu söyledi: “Çocukluktan itibaren fotoğraf çektirdikleri için bu konuda deneyimlidirler ve estetik pozlar vermeyi bilirler.” Sanırım makyaj ve kişisel bakım da böyle bir şey. Her iki konu da deneyim ve konuya has bir eğitim gerektiriyor diye düşünüyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba doğru düşünüyorum!&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;/span&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;twitter: savassenel&lt;br /&gt;------------ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-4862754627259024256?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/4862754627259024256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/makyaj-guzellikve-resim-cerceve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/4862754627259024256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/4862754627259024256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/makyaj-guzellikve-resim-cerceve.html' title='Makyaj-Güzellik ve Resim-Çerçeve ilişkisi'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGKkeTZDBI/AAAAAAAACKI/S1b7eHI36jw/s72-c/makyaj-yapimi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-6811071407923161322</id><published>2009-12-22T18:52:00.000-08:00</published><updated>2010-12-02T03:49:36.683-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Patrick Suskin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='parfüm'/><title type='text'>Parfüm kullanmak ciddi bir iştir!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGFYymWiZI/AAAAAAAACJ4/lhZuuvNQyY4/s1600-h/parfume.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 179px; FLOAT: left; HEIGHT: 325px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418258487649405330" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGFYymWiZI/AAAAAAAACJ4/lhZuuvNQyY4/s400/parfume.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Çocukluğumdan beri parfümleri ve güzel kokuları karşı bir ilgim vardır. .Özellikle lise yıllarımda parfüm kullanmaya başlamıştım. O dönemlerde Brüt, Paco, T3, Old Spice, Pino gibi markalar dikkatimi çekmişti ve bunları kullanıyordum. Şu sıralarda da o markaları veya benzer kokuları kullandığım oluyor ve geçmiş günleri hatırlıyorum. Eskiden kullanmış olduğumuz bir parfümü kokladığımızda veya geçmişten gelen bir kokuyu aldığımızda, yoğun bir çağrışım yağmuruna maruz kaldığımızın sizler de farkına varmışsınızdır. Koku, çağrışıma en fazla açık unsurmuş. Bu sıralar yine parfüm konusuna özellikle eğilmek istiyorum. Son zamanlarda “Anticipate” adlı ve “Kâbe Samanı” adı verilen bir bitkiden yapılan bir parfüm ilgimi çekiyor. Tam bir eğitimci parfümü olduğunu söyleyebilirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parfüm konusuyla bir uzman gibi doğrudan ilgilenmesem de, konuyla ilgili yazılar veya reklamlar ilgimi çekerler. Bu konuda bazı tespitlerim de var: Sözgelimi, eski dönemlerde, hem Fransa’da hem de İstanbul’da parfüm kavramının gelişmiş olduğunu, ama Fransız parfümlerinin “örtücü”, İstanbul parfümlerinin ise “eşlik edici” olduklarını düşünürüm. Fransız parfümleri, suyla barışık olmayan bedenlerin doğal olarak saldıkları kokuları “örtmeleri-kapatmaları”, İstanbul parfümleri veya kokuları da, suyla barışık bedenlere, “eşlik etmeleri” düşüncesiyle üretilmişlerdir. Hayat ilginçtir: Birbirine benzer görünen eylemlerin nitelikleri ve amaçları farklı olabiliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence kullandığımız parfümler, kişisel imajın birer parçasıdırlar. Görünüşe ne kadar dikkat ediliyorsa, parfüm seçimine de o kadar dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi, sadece kokunun kendisini değil, uyandırdığı çağrışımlar ve özellikle çevrenizdeki kişilere hatırlattıkları da çok önemlidir. Sizin, kullanmakta olduğunuz parfümün çevrinizdeki kişilerin geçmişleriyle veya hatıralarıyla nasıl bir ilişkisi olduğunu bilmeniz mümkün olmayabilir. Ama bazı şeylere dikkat etmeniz mümkündür; söz gelimi, bir eğitimciyseniz, gece hayatına uygun, keskin ve dikkat çekici bir parfüm yerine, daha yumuşak ve belli-belirsiz notalar içeren bir parfüm kullanmanız daha uygun olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da en önemli unsur, parfümü tasarlayan kişi veya kişilerin amaçlarıdır. Kullanıcı, aslında tasarımcının vitrinidir. Tasarımcının amacına paralel bir amacınız varsa ve bu amaç sizin seçiminizse, sonuçlarını istiyor veya göze alıyorsunuz demektir. Ama bir parfümü, tasarımcının neyi amaçladığını bilmeksizin veya göz ardı ederek kullanmaya kalkarsanız, sonuçları sizi şaşırtabilir veya üzebilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Parfüm ucuz kaçılabilecek bir aksesuar değildir. Giydiğiniz gömlek, çorap veya bunlara benzer şeyler ucuz olabilirler. Bu çevreyi rahatsız etmeyebilir. Ama ucuz ve kalitesiz parfüm çevreye rahatsızlık verebilir. Ben, bu yüzden toplu taşıma araçlarında birkaç kez sıkıntı yaşadığımı hatırlıyorum. Burnuma gelen ucuz ve parafini bol parfümler sebebiyle mide bulantısı yaşamıştım. O zaman, ucuz ve kalitesiz parfüm kullanmaktansa, kaliteli bir sabun kullanmanın, o sabunun bıraktığı hoş kokuyla yetinmenin daha mantıklı olduğunu düşünmüştüm ve hâlâ da öyle düşünüyorum. Çok kaliteli bir parfüm de, sizin kendi kokunuzla birleştiğinde güzel olmayan bir bileşim ortaya çıkabilir. İnsanlar için de bu geçerlidir: Bazen iki iyi insan, kötü bir birliktelik yaşayabilirler!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patrick Suskin’in “Koku” adlı romanını tavsiye ederim. Parfümler ve kokularla ilgileniyorsanız, bu kitap ilginizi çekecektir. Al Pacino’nun baş rolünü oynadığı “Scent” “Koku” adli filmi de önerebilirim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;MSN: &lt;a href="mailto:savassenel@hotmail.com"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="mailto:savassenel@savassenel.com"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Skype: savas.senel &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Twitter: savassenel&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;------------&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" border="0" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-6811071407923161322?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/6811071407923161322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/parfum-kullanmak-ciddi-bir-istir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6811071407923161322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6811071407923161322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/12/parfum-kullanmak-ciddi-bir-istir.html' title='Parfüm kullanmak ciddi bir iştir!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SzGFYymWiZI/AAAAAAAACJ4/lhZuuvNQyY4/s72-c/parfume.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-3082964128097869371</id><published>2009-10-14T02:10:00.000-07:00</published><updated>2009-10-14T02:11:07.957-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskanmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gıpta etmek'/><title type='text'>Kıskanmayı Sevmiyorum; Gıpta Etmek Daha Güzel</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" style="FONT-FAMILY: georgia" href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sj6DiSkQKFI/AAAAAAAAB9w/DZLtuci1tiM/s1600-h/jealousy.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 221px; FLOAT: left; HEIGHT: 113px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349858032485410898" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sj6DiSkQKFI/AAAAAAAAB9w/DZLtuci1tiM/s320/jealousy.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kıskanmanın getirdiği ruh hâlini bir lise öğrencisiyken tanımıştım. Bana bu kadar acı veren, bu denli incitici ve bu kadar itici bir duyguyu daha tanımadım!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Benim yanımda olmadığı için, bir başkasının mutluluğunu kıskanıyordum! Ve bu durumda olmak, beni ayrıca incitiyordu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Gençliğe yeni ayak basmıştım ve aldığım ilk derslerden birisi, bir insanı veya sizde olmayan bir vasfı kıskanıyor olmanın insana nasıl sefil bir duygu yaşatabildiği olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Herhangi bir sebepten dolayı üzgünken, okuyabiliyor, yazabiliyor veya sosyalleşebiliyordum. Ama kıskançlık duygusunun yüreğimi “parçaladığını” hissederken, sadece onun sesini dinleyebiliyordum; başka bir şey yapmama imkân yoktu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;İşin garibi, bir şeyi veya bir insanı “eksilterek” unutma yoluna da gidemiyordum. Başkalarının yanında yaşadığı mutluluğunu kıskanmış olduğum kişinin aslında onca üzüntüyü veya benim sevgimi hak etmemiş olduğunu görmek de beni üzüyordu! Anlayacağınız başım ciddi olarak dertteydi!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ondan sonra bir karar aldım! Bir şekilde yanımda olamayacak ve dolayısıyla kıskanmak durumunda olacağım hiçbir insanı “aşkla” sevmeyecektim! Sadece gıpta edecektim! Hele, beni kıskandırmaya çalışarak ilgimi çekmek isteyenler, hayatımdan “otomatik” olarak silindiler! Arkadaşım da olamadılar! Beni önemsedikleri ve dikkatimi çekmek istedikleri için bile olsa, böylesine inciten duyguyu bana reva gören birisi arkadaşım da olamazdı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Karşıma çıkan herhangi bir insanın vasıflarını kıskanmamak için de, kendi yolumu ve neleri iyi yapabileceğimi düşündüm. Başka bir deyişle, kendimi gerçekleyebileceğim alanlar buldum. Olur da içimde bir kıskançlık kırıntısı hissedersem, hemen kendimi bu alanlara verip, dikkatimi dağıtacaktım; bu itici duyguyu yok edecek veya onun gıptaya dönüşmesini sağlayacaktım!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Artık hiç kimseyi kıskanmıyorum. Çünkü başkalarından kıskanabileceğim şekilde ve yoğunlukta sevdiğim kişiler, şükür ki, yanımdalar ve beni ateşle de imtihan etmiyorlar! Ve kendimi gerçeklediğim alanlar var!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama sevmeyi ve gıpta etmeyi seviyorum. Gıpta etmek, bir insanın sahip olduklarını ona yakıştırarak ve onun adına sevinerek takdir etmektir. “Keşke ben de bu vasfa sahip olsam” demektir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Sevdiğim ve kendilerine gıpta ettiğim arkadaşlarım, öğrencilerim, okurlarım veya tanıdıklarım çoktur. Onlardan yeni şeyler öğrenirim ve onları açıkça takdir ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kıskanırken, takdir etmek ve paylaşmak mümkün değildir! Ama gıpta etmek, size enerji verir, paylaşabilmenizi, mutevazı olmanızı ve gelişmenizi sağlar. Sözgelimi, çocukların neşesine, bir yetişkinin sıra dışı veya bende olmayan özelliklerine gıpta ederim. Bu şekilde, bir çocuktan da bir yetişkinden de çok şey öğrenebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Sevdiğiniz bazı kişileri kıskanmanın hakkınız olduğunu bilmekle birlikte, onlardan sizi bu duyguyla yüzleştirmemelerini rica edin, başka insanlardaki iyi vasıflara gıpta etmeye alışın ve kendinizi "kıskançlık" denen bu incitici duygudan uzak tutun derim!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;-----------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: georgia" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Skype: savas.senel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" border="0" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: trebuchet ms" href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-3082964128097869371?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/3082964128097869371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/10/kskanmay-sevmiyorum-gpta-etmek-daha.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/3082964128097869371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/3082964128097869371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/10/kskanmay-sevmiyorum-gpta-etmek-daha.html' title='Kıskanmayı Sevmiyorum; Gıpta Etmek Daha Güzel'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sj6DiSkQKFI/AAAAAAAAB9w/DZLtuci1tiM/s72-c/jealousy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-8286576100315209762</id><published>2009-09-30T07:14:00.000-07:00</published><updated>2009-10-15T09:34:31.970-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazarlık'/><title type='text'>Her Zaman Yazamıyorum... Ne Gelir Elden?</title><content type='html'>&lt;object width="413" height="344" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-3de3328ce9d8261f" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v4.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3de3328ce9d8261f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329946351%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D777AE7222EE9226D449DA93A3053BA8760EB85A2.651DE10B990DA9B7793666F72913375AEFA39E7D%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3de3328ce9d8261f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DiXw566OZ0Vy6sFHoUfF8Zqrtq1M&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="413" height="344" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v4.nonxt2.googlevideo.com/videoplayback?id%3D3de3328ce9d8261f%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1329946351%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D777AE7222EE9226D449DA93A3053BA8760EB85A2.651DE10B990DA9B7793666F72913375AEFA39E7D%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D3de3328ce9d8261f%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DiXw566OZ0Vy6sFHoUfF8Zqrtq1M&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suskun kaldığım zamanlarda okurlarım: “Yeni yazılar yok mu” diye soruyorlar. Ben de suçluluk duygusuyla karışık bir mahcubiyet hâli içinde: “Şimdilik yok” diyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Yazmak, bütünüyle benim elimde olan bir şey değil. Yani bazen istesem de yazamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Yazmayı tatsız bulduğum zamanlar da oluyor. O zamanlar kenara çekilip kendimi dinliyor, bir şeyler okuyor veya ilgimi çeken filmleri seyrediyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Bazen, peşimde dolaşan bir hüznü yaşayıp-bitirmem, eğer bütün bütün kaybolmayacaksa, onu, beni artık üzemeyeceği bir şekilde kanıksamam gerekiyor. Dolayısıyla, beni sessizce teslim alıp kendisi yorulana değin veya artık ben acı duymaz bir hâle gelene kadar, beni hırpalamasına izin veriyorum. Böylesi dönemlerde de yazamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Bazı zamanlarda da yapmak istediğim şeylerle ilgili çalışmalarım ve bunlarla ilgili görüşmelerim oluyor. O aralarda, sadece yazı konuları biriktiriyorum&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Bazen de, yazmanın beni çokça yorduğunu hissettiğim oluyor. Çünkü yazma alışkanlığı, insanda farklı bir duyarlık geliştiriyor. Basit görünen şeylerde derin sevinçler veya derin hüzünler görebiliyorsunuz. Bir ara, sadece görüntüyle yetinebildiğiniz veya bazı şeyleri görmeden yaşayıp-gitmiş olduğum zamanları özlüyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Yazmak istediklerimle yazmam gerektiğini düşündüğüm şeylerin örtüşmediği dönemler de oluyor. Ben: "Güzel şeyler yazayım" derken, içimden bir öfke dalgası yükseliyor. Belki de o öfke dalgasının sebeplerini de okuyucuyla paylaşmam gerekiyor. Ama ben yapamıyorum, çünkü ne okurum ne de ben buna alışığız. Bu türlü dönemlerde susup öfke dalgasının bir sonraki ziyaretine değin ortadan kaybolmasını bekliyorum ve yazmıyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Anlayacağınız, suskunluğumun çeşitli sebepleri olabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Ama bu suskunluklar çok uzun sürmüyor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Önünde-sonunda bir şeyler yanıma gelip: “Yeter artık, beni yaz” diyor…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;Ve ben yeniden yazmaya başlıyorum…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/yazarlik-yrmeye-benzer-herkes-yrr.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Yazmak Yürümeye Benzer; Herkes Yürür Ama…&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;-----------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Skype: savas.senel&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;--------------------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  align="center" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 172px; display: block; height: 240px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-8286576100315209762?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/8286576100315209762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/her-zaman-yazamyorum-ne-gelir-elden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/8286576100315209762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/8286576100315209762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/her-zaman-yazamyorum-ne-gelir-elden.html' title='Her Zaman Yazamıyorum... Ne Gelir Elden?'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s72-c/HAYAT.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-479931978087441786</id><published>2009-09-30T07:11:00.000-07:00</published><updated>2009-09-30T07:12:03.333-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ramazan ayı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='confession'/><title type='text'>Bir Ramazan Yazısı: Günahlarımı Kimseciklere Anlatmam!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMkokhu7LI/AAAAAAAACDg/ipjPzxXQVDM/s1600-h/sus.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 170px; FLOAT: left; HEIGHT: 162px" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373679059801664690" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMkokhu7LI/AAAAAAAACDg/ipjPzxXQVDM/s320/sus.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Şakacı bir arkadaşım, bir gün, kendisinin sıklıkla yapmakta olduğu bir şeyi benim de yapıp-yapmadığımı sordu. Ben de ona onun dilince: "Kanka, öyle bir şey yapmadım; yapsam da haberin olmaz!" deyip-bastım kahkahayı!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bu arkadaşım, kendisini yanlış bir şekilde ifade eden bir yaşam tarzı seçmiştir ve aslında başkalarını itirafa zorlamakla, biraz da kendisini rahatlatmak ister. Bu düşüncemi, kişilik olarak sevdiğim bu arkadaşıma da sıklıkla ifade ederim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Batı kültüründe "günah çıkarma-confession" anlayışı vardır. Bir din adamına-rahibe gidip suçlarınızı-günahlarınızı anlatıp-"arınırsınız" fakat bu arada sizi dinleyen rahip "kirlenir." İnsanların "itiraflarını" dinlemenin onlarda bir çok sıkıntı ve rahatsızlık meydana getirdiği söyleniyor. Neden mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Birincisi, başka insanların günahlarını bilmek "ilahi-tanrısal" bir yüktür. Bir insanın kaldıracağı bir yük değildir. Ama psikolog, psikiyatr vs kişiler, kişilerin sorunlarını gerektiği kadar dinlerler, çünkü eğitimleri, donanımları ve yetkileri vardır. Bununla birlikte, bu konu onlar için de zor ve yorucudur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;İkincisi, dinî açıdan bakarsak, İslam anlayışında "günah" saklanır, asla reklam edilmez. İslamî kaynaklara göre, saklı tutulan günah ve kusurlarun affedilme şansları da yüksektir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Üçüncüsü, günah ve kusurlarınızı anlattığınız kişiler zayıf karakterli kişilerse, bazı konularda suç ortağınız olma şansını kullanma konusunda cesaret alırlar ki, bu da çok itici bir şeydir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Dördüncüsü, gün olur-devran döner, günahlarınızı anlattığınız kişiler, bunları koz olarak kullanabilirler veya istemeden ağızlarında kaçırabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Beşincisi, eğer dinleyen tarafsanız, günahlarını bildiğimiz kişilere karşı duygularınız değişebilir, onları seviyorsanız, bazı şeyleri bilmek sizi derinden yaralayabilir. Teorik olarak insanların günahları veya kusurları olabileceğini bilip, kabul etseniz de, sevdiğimiz birisinin günahlarını net bir şekilde bilmek incitici ve acı verici olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;En iyisi, "günah" dediğiniz şeyleri kim affetme yetkisine sahipse, ona anlatmak gerekir veya sizin "kul hakkı" açısından konuyla ilginiz yoksa, yine en iyisi başkalarının günahlarını dinlememektir diye düşünüyorum. Kul hakkı varsa, ne yapılması gerektiğini din adamlarımız söylüyorlar. Onun dışında, vicdanınızı rahatlatmak için insanlara kusur ve günahları anlatmaya veya anlatanları dinlemeye kişisel olarak karşıyım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bana farklı konularda danışan kişilerle iletişim halindeyken en çok dikkat ettiğim şeylerden birisi de, konu dışında özel hayatlarına girmemelerini sağlamaktır. Mutlaka bir şeyleri anlatması gerekiyorsa, öncelikle "özel bir konuya giriyorsunuz, sanırım farkındasınız" diyerek onları uyarırım. Elbette, onların benimle paylaştıkları şeyleri başkalarıyla paylaşmam, ama bu uyarıyı yapmakta da yarar görüyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;font-size:130%;"&gt;Bana gelince, benim günahlarımdan kime ne? Ha affetme yetkiniz varsa, buyrun anlatayım! Ama nerde! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a style="FONT-FAMILY: georgia" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;br /&gt;savassenel@savassenel.com&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center" face="georgia"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center;font-family:georgia;" &gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 172px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" border="0" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="FONT-WEIGHT: normal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-479931978087441786?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/479931978087441786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/bir-ramazan-yazs-gunahlarm-kimseciklere.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/479931978087441786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/479931978087441786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/bir-ramazan-yazs-gunahlarm-kimseciklere.html' title='Bir Ramazan Yazısı: Günahlarımı Kimseciklere Anlatmam!'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMkokhu7LI/AAAAAAAACDg/ipjPzxXQVDM/s72-c/sus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-6742997967300482288</id><published>2009-09-28T09:02:00.001-07:00</published><updated>2009-09-28T09:02:59.124-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Darwin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hotel Rwanda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Darwinizm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Paradigma'/><title type='text'>Çarpık Bir Paradigma Neler Yaptırır? Darwin Amcanın Teorisi, Güzel bir film "Hotel Rwanda"</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMY8tnkINI/AAAAAAAACDY/cUBaHrMVvhQ/s1600-h/hotel.jpg"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373666211699892434" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 178px; height: 275px;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMY8tnkINI/AAAAAAAACDY/cUBaHrMVvhQ/s320/hotel.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bana bir fikir sistemi anlatıldığında onun "çıktılarına"-meyvelerine bakma alışkanlığım vardır. Yani çok parlak veya mantıklı görünen bir paradigmanın-düşünce sisteminin pratikte ortaya çıkan meyvelerini göz önüne almadan, onu hakkıyla değerlendirmem mümkün değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyguladığım bu bakış açısının -bence- ne denli doğru olduğunu Darwin Teorisiyle ilgili olarak yaptığım okumalarda daha çok farkettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca, insanın ilk yaratıldığında böyle olmadığını, zaman ve evrimle bu hâline ulaştığını savunan bir teori (bilimsel gerçek değil) bazı kişilere ilginç veya bir bakıma mantıklı da gelebilir. Ama bu teoriyiye göre biz Türklerin veya Asyalıların, kısaca Avrupalılar dışındaki insanların daha insan olmayı başaramadıklarını, yani ara-form olduklarını öğrendim. Çünkü Darwin'e göre evrim sürecini tamamlayan kişiler, sadece Avrupalılarmış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim bir paradigmanın, yani değerler sisteminin pratiğe nasıl yansıdığına:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Churchil kitle imha silahları kullanma konusunda "Türklere acımayın, onlar insan sayılmazlar" derken bu düşünceyle harekete diyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep merak ettiğim birşey vardı: Avrupalılar Asya veya Afrika ülkelerine girdiklerinde nasıl böyle fütursuzca davranabiliyorlardı? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sinemayı seven ve elindeki filmleri benimle paylaşma inceliği gösteren bir öğrencim, geçenlerde bana bir kaç film getirdi. Bu filmler arasında "Hotel Rwanda" adlı bir filme rastladım ve seyrettim. Bu filmde oldukça ilginç bir bölüm var: Hutularla Tutsilerin çatışacaklarını ve Tutsilerin açıkça bir katlima kurban gideceklerini gören Birleşmiş Milletler güçleri, bütün beyazları alıp-ülkeyi terkederler. Orada Avrupalı-Belçikalı olan bir general üzüntüsünden ağlar ve filmin ana karakterine şunu söyler: "Siz insan değilsiniz, Avrupalılar sizi insandan saymıyorlar. Birbirinizi katletmenizi seyredecekler!" Çünkü iki taraf ta siyahî insanlardı, eğer taraflardan birisi Avrupalı olsaydı, BM olaya el koyardı. Çünkü Avrupalılar insandılar! Üstelik Tutsi ve Hutu ayrımını da sömürgeci Belçikalılar uydurmuşlardır, yani onlardan önce öyle bir ayrım da hiç olmamıştır!&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir insanın zihnindeki paradigma buna müsait olmasa, elinde güç olduğu hâlde bir katliamı engellemek yerine neden seyirci kalır? Vicdanını rahatlatan bir teselli olmasa bir katliamı nasıl hoş görür? Mümkün değil!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İşte dostlar, Darwin Teorisi insanlara bu cesareti verdi. Bu insanlar, belki Darwin Teorisi olmasaydı da katliam yapacaklardı veya katliamlara seyirci kalacaklardı. Ama sözde akademisyen bir adam: "Avrupalılar dışındaki insanlar evrimlerini tamamlamamış, ara formlardır, başka bir tabirle insan sayılmazlar; onlar hayvandırlar deyince, katliamcılar bundan daha bir cesaret almışlardır ve vicdanlarını rahatlatmışlardır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Peki benim paradigmam ne diyor: "Bütün insanlar eşittirler; Onları farklı veya birbirlerinden değerli kılan, ırkları veya renkleri değildir, hayata bakışları ve değerler sistemidir. Bununla birlikte, hayata bakışları ve paradigmaları yanlış da olsa, hiç bir şekilde katledilmeyi hak etmezler. Eğer suçları varsa, adil bir şekilde yargılanırlar ve cezalandırılırlar." &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yüzden Darwin amcayla bir sorunum yok ama, teorisini hiç mi hiç sevmiyorum. Bir Avrupalı olmadığım için, beni insan kabule tmeyen, insana yakın bir ara form-yani "hayvan" olarak gören bir paradigmanın, gerçek olup-olmadığı da beni ilgilendirmiyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Düzgün bir paradigmaya sahip olan insanların da yanlışları olabilir, ama kişi iyi niyetliyse bu yanlışlar kalıcı olmazlar. Fakat çarpık bir paradigma, sürekli yanlış eylemler ve seçimler doğurur. Bu sebeple, iyi kitaplar okumaya, iyi filmler seyretmeye ve iyi insanlarla zaman geçirmeye çalışıyorum. Çünkü beni ben yapan paradigmamdır; ondan kaynaklanan eylemlerim ve seçimlerimdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong&gt;Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.imdb.com/title/tt0395169/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;"Hotel Rwanda" adli film hakkında bilgiler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;br /&gt;savassenel@savassenel.com&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div face="georgia" align="center"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 172px; height: 240px; text-align: center;" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-6742997967300482288?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/6742997967300482288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/carpk-bir-paradigma-neler-yaptrr-darwin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6742997967300482288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6742997967300482288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/carpk-bir-paradigma-neler-yaptrr-darwin.html' title='Çarpık Bir Paradigma Neler Yaptırır? Darwin Amcanın Teorisi, Güzel bir film &quot;Hotel Rwanda&quot;'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SpMY8tnkINI/AAAAAAAACDY/cUBaHrMVvhQ/s72-c/hotel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-5342932330058160933</id><published>2009-09-28T08:56:00.000-07:00</published><updated>2009-09-28T08:59:12.362-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burjuva'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burjuvazi'/><title type='text'>"Çakma" burjuvalar, burjuvazi, erkekler-kadınlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sp5M18H3cQI/AAAAAAAACDw/9DVN7RMvo1w/s1600-h/throwing+away+money.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; width: 240px; float: left; height: 179px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376819494682849538" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sp5M18H3cQI/AAAAAAAACDw/9DVN7RMvo1w/s320/throwing+away+money.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yarın Savaş Hocaya 500 bin TL miras kalırsa veya bu miktarda bir parayı bir şekilde kazanırsa ne olur? Savaş Hoca “sonradan görme” olur. Peki Savaş Hoca ne yapmak ister? Kısa zamanda zengin olmanın mümkün olduğunu, ama burjuva “kentsoylu” zengin olmanın 400 yıl alacağını bildiği için, güvendiği kişilere danışır ve gelecek nesillere uzanacak olan bu uzun süreci başlatır, çünkü bunu yapabilecek birikimi vardır. Ve böylece paranın getirdiği sorumlulukla baş etmeyi ve buna değer katmayı öğrenme süreci de başlamış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir çok “sonradan görme” ve iyi niyetli kişi bunu yapmaktadır. Yurtdışındaki Türk okulları, çeşitli hayır işleri vs. hep bu iyi niyetli “sonradan görmelerin” inanılmaz katkılarıyla ortaya çıkmaktadır. Bu insanlar okuma alışkanlıkları olmasa bile, güvendikleri kaynaklardan bilgi alırlar; başka bir tabirle şifahî-sözel kültürden yararlanırlar, hoş bir mahcubiyetle okuma alışkanlığı kazanırlar veya kazanmaya çalışırlar. Elbette, kendilerine göre bir eğlence hayatları vardır. Bununla birlikte, gelen maddî refahı aileleri, akrabaları ve diğer insanlar için katma değerlerle manevî olarak zenginleştirmeye çabası içine girerler. Yani 400 yıl sürmesi gereken “burjuvaya dönüşme” sürecini başlatmış olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki diğer bir grup, yani sonradan görme "çakma burjuvalar" ne yaparlar? Bunlar "ilginç" şeyler için para savurmaya başlarlar; zenginliklerine katma değerler ekleme çabaları yoktur. Bir taksi şoförüyle 3 TL için kavga ederlerken, gece kulüplerinde para saçarlar. Kendileriyle çalışmasını yürekten istedikleri kişilere veya çocuklarını emanet ettikleri eğitimcilere aylık bir ücret belirlerken kıyasıya-delice pazarlık ederler ve anlaştıkları ücreti verirken de içleri parçalanır! Fakat aynı miktarda parayı bir yemekte bir saatte ve gözlerini kırpmadan harcarlar, çünkü orada yine kendileri gibi tiplerin bulunduğu bir tribün dolusu "çakma burjuva" seyirci vardır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları ve özellikle karşı cinsi etkilemek için seçtikleri yöntemler de sefil, bayağı ve iticidir. İlgilerini çekmek istedikleri kişilere el sallamazlar, “para sallarlar”, ilişkilerinde başka bir katma değer yoktur. Bu itici yöntemlerle etraflarına toplamayı başardıkları insanlar da ya çaresiz ya da ruhen sefil tiplerdir. En acısı da kendileri kötü veya sefil insanları, yani belli bir grup insanı çektikleri hâlde, bu kişilerden yola çıkıp herkesle ilgili "iğrenç" sonuçlara varmalarıdır. Bütün kadınlar veya bütün erkekler hakkında vardıkları ve “kadınları tanırım; onlar şöyledirler” veya “erkekleri tanırım; onlar şöyledirler” gibi basit-iğrenç genellemeler ürkütücüdür. Önce karşı cinse olan merak ve saygılarını sonra da bütün insanlara karşı sevgilerini yitirirler. Kişileri tanımlarken, aslında kendilerini tanımlarlar. Kitaplıkları sefil, arabaları gösterişlidir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tipler, çok alırlar-az verirler. Onlarla zaman geçirmenin (sizin açınızdan) fiyatı düşük görünse de, aslında hem maddî hem de manevî açıdan maliyeti yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman dikkat!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;br /&gt;savassenel@savassenel.com&lt;br /&gt;----------- &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div face="georgia" align="center"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 172px; display: block; height: 240px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-5342932330058160933?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/5342932330058160933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/cakma-burjuvalar-burjuvazi-erkekler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/5342932330058160933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/5342932330058160933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/cakma-burjuvalar-burjuvazi-erkekler.html' title='&quot;Çakma&quot; burjuvalar, burjuvazi, erkekler-kadınlar'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sp5M18H3cQI/AAAAAAAACDw/9DVN7RMvo1w/s72-c/throwing+away+money.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-6428786107363149858</id><published>2009-09-28T08:46:00.000-07:00</published><updated>2009-09-28T08:47:29.647-07:00</updated><title type='text'>BİR ZAMANLAR HÜZÜNLÜ VE KIRGIN BİR ÇOCUKTUM…</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sqw_0OG3cgI/AAAAAAAACEA/Gl0NJ6EQmpE/s1600-h/helpakid.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 250px; height: 166px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sqw_0OG3cgI/AAAAAAAACEA/Gl0NJ6EQmpE/s320/helpakid.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380745821173543426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Liseye başlamak üzereydim. 12 Eylül darbesinin ertesi yılıydı ve her şeyin güllük-gülistanlık olduğu inancı yaygındı veya dayatılıyordu. Ama benim için hiç de öyle değildi. Ailemden gelme ve güzel bir alışkanlıkla, çok okuyan bir çocuktum ve bu alışkanlık, bende, hayata karşı derin bir farkındalık meydana getiriyordu. Yaşamış olduğum, ama hiç kimselere anlatamadığım acı şeyler vardı, zihnim ve özellikle yüreğim, hüzünlerle ve pek çok yaşıtımın sormayı bile akıl edemedikleri sorularla darmadağındı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ailemin ilk çocuğuydum; herkes beni çok seviyordu; okuma alışkanlığı gibi pek çok güzel şeyi bana aşılamışlardı, ama ailemin paradigması-düşünce sistemi benim sorularımı veya yaşadığım fırtınaları cevaplayıp-dindirmeye yetmiyordu. Sorularıma verdikleri cevaplar, eğitim sisteminin bize öğrettiği-dayattığı klişe cevaplardı, oysa ben sınırı çoktan geçmiştim ve benim için sorgulanamayan hiç bir şey kalmamıştı! Hatta bir gün, aramızda geçen bir konuşmadan sonra merhum annemin  çaresizlik içinde ağladığını ve hıçkırıklar içinde: “Seninle ne yapacağız biz!” dediğini hatırlıyorum. O gün inanılmaz bir şekilde üzülmüş ve vicdan azabı çekmiştim, ama benim amacım hiç kimseyi üzmek değildi, sadece fena hâlde acı çekiyordum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bu dönemde bazı yakınlarım da beni alkolle tanıştırmaya ve eğlence dünyasına sokmaya çalışıyorlardı! Çünkü ben bir erkek, bir delikanlıydım, bana da bu yakışırdı! Ama istedikleri olmadı! İyi niyetli oldukları kadar “saf” olan bu kişiler, neredeyse bir "canavar yaratmak" üzere olduklarının farkında bile değildiler! Ama sundukları şeyler bana hiç sıcak gelmedi; ben hazzın değil, bana bazen ağır gelecek olsa da, hayattaki amacımın peşindeydim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Parklara kaçıp, saatlerce oturup-düşündüğümü ve bazen intihar düşüncesiyle boğuştuğumu hatırlarım…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tam bu sıralarda birisiyle tanıştım. Bu genç, yani Cemil Ağabey, o sıralar Boğaziçi İşletme bölümüne devam etmekteydi, çok kitap okuyan, gayet efendi, terbiyeli, ama bir o kadar da hüzünlü birisiydi. Çünkü d&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;ünya görüşü sebebiyle ailesiyle sorunları vardı ve çok yalnızdı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hiçbir kötü alışkanlığı yoktu. Bütün bunlar çok ilgimi çekmişti. Çünkü ailemden aldığım terbiye, onun bu özelliklerini benim için önemli kılıyordu. Derken onunla sohbetler etmeye başladık. Onunla yaptığımız o uzun sohbetler çok başkaydı ve aslında bende sorun olmadığını, sadece yaşıtlarıma göre daha farklı bir bakış açım olduğunu bana sabırla anlattı; bana kendimle ilgili farklı bir bakış açısı verdi; sorularımı cevapladı, çünkü içinde olduğum varlık sancısını çok iyi anlıyordu. Kendimi yeniden ve farklı bir bilinçle kitaplara verdim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;İlerleyen zamanlarda, onun meşguliyetlerinin artması ve buna benzer sebeplerden dolayı Cemil Ağabeyle görüşemedik. Ben de kendimi bulmuştum. Onun bana olan katkısı bütün hayatıma yansıdı. Sonraları Cemil Ağabeyi bulmaya çalıştım, ama bir türlü bulamadım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Daha sonraları etkilendiğim insanlar da, mizaçları ondan farklı olsa da, ana hatlarıyla Cemil Ağabey gibi kişilerdi. Bu kişilerin ortak özellikleri, onlardan destek bekleyen kişileri kaynaklarla ve kendilerinden daha nitelikli olduklarını düşündükleri kişilerle tanıştırmalarıydı. Yani hiç kimseyi kendi esirleri hâline getirmeyi düşünmüyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Benim Cemil Ağabeyle tanıştığım dönemlerde, benim yaşıtım olan pek çok arkadaşım, atmosferin sunduğu “sevgenç-hedonist-hazcı” yaklaşımla, birahanelerde-gece hayatında savrulup gittiler. İyi çocuklardı, ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Onlara yardımcı yardımcı olmak istedim, ama başarılı olamadım. Çünkü küçüktüm, gençtim ve bilgi dağarcığım inancım kadar büyük değildi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hep Cemil Ağabey gibi olmak istedim. O, kendi yolumu bulmamdan ve beni neşeli görmekten başka bir şey beklememişti. Ama yine de bir borcum vardı. Kendi yalnızlığıyla ve sorunlarıyla içli bir kavga veren o hüzünlü delikanlının bana zaman ayırması, beni sabırla dinleyip-sohbet etmesi unutulacak bir şey değildi ve bir yandan da beni "borçlu" yapıyordu. Onun, kendisiyle hiçbir bağı olmayan "kırılmış" bir genç için yaptıklarına benzer şeyleri ben de başkaları için yapabilirsem bu borcu ödeyebilirdim. Ama buna sıkıntı veren bir görev olarak değil, kendimi bulduğum bir misyon olarak baktım. Üniversitede öğretmenlik bölümünü seçtim. Ondan sonra örnek almak istediğim her insanda ve içinde bulunduğum her oluşum ve organizasyonun ruhunda sanki Cemil Ağabeyin özelliklerini aradım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Birikimim olan konularda benden samimiyetle destek isteyen ve tavsiyelerimi doğru bulmaları hâlinde uygulayan kişilere içtenlikle yardımcı olmaya çalışırım. Bu çabam, beni tanıyan kişilerin ve okurlarımın çoğu anlayıp-takdir etseler de, bazı insanların zihnine “neden?” sorusunu getiriyor. Sanırım, bu yazıyı da daha çok, hayatlarını "kendi merkezli" yaşamaya alışmış veya bazen haklı olarak insanlardan kuşku duyup: "neden?" diye soranlar için yazdım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Cemil Ağabey ve ondan sonra aynı şekilde bana emeği geçen kişilere olan minnettarlığımı, bazı öğrencilerimin söylediklerine benzer bir şekilde ifade etmek istiyorum: “Hepinizin ellerini sevgiyle ve saygıyla öpüyorum. İyi ki vardınız-iyi ki varsınız!&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;---------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;savassenel@savassenel.com&lt;br /&gt;savassenel@hotmail.com&lt;br /&gt;Skype: savas.senel&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;----------------------------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  align="center" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 172px; height: 240px; text-align: center;" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-6428786107363149858?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/6428786107363149858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/bir-zamanlar-huzunlu-ve-kirgin-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6428786107363149858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/6428786107363149858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/bir-zamanlar-huzunlu-ve-kirgin-bir.html' title='BİR ZAMANLAR HÜZÜNLÜ VE KIRGIN BİR ÇOCUKTUM…'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sqw_0OG3cgI/AAAAAAAACEA/Gl0NJ6EQmpE/s72-c/helpakid.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-2821269290481022755</id><published>2009-09-27T07:03:00.000-07:00</published><updated>2009-09-27T16:38:30.606-07:00</updated><title type='text'>"ERKEK EGEMEN" GÖRÜNEN TOPLUMDA İNCİTİLEN KADINLAR</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sr9y1hjW0XI/AAAAAAAACEw/XiaKRfJh4BA/s1600-h/crying_woman1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 204px; height: 274px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sr9y1hjW0XI/AAAAAAAACEw/XiaKRfJh4BA/s320/crying_woman1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386149943223701874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Bir Toplumdaki zihinsel dağınıklığın ilk kurbanları kadınlar ve çocuklardır."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link style="font-family: georgia;" rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CTOSHIBA%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bir yıldan fazla bir zaman önce, aile dostumuz olan bir hanımefendi, arkadaşıyla bir alış-veriş merkezine giderler. (Bu yerin adını vermiyorum, çünkü daha sonradan bu alış-veriş merkezinin yönetimi sözü geçen bayanlardan resmî olarak özür diledi.) Bu iki genç bayan, mekânı gezerken, ora esnafının “iğrenç” sözlü tacizlerine maruz kalırlar. Bu ahbabımız, bana durumu iletti ve bir şikâyet e-maili yazdığını söyleyip-okumamı istedi. Ben de e-maili üslup olarak uygun bulduğum için gönderebileceğini söyledim. Sonra kendisine cevap geldi, özür dilendi ve şifahen de özür dilenmek üzere davet edildiler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bunun sebebi nedir? Bence şudur: Türkiye’de erkekler nedense “avcı” kültürüyle yetişmektedirler. Bir baba oğlu için: “Aslan oğlum benim, kızların canını yakacak” diyebiliyor. Hâlbuki kendi kızı için: “Aslan kızım benim, erkeklerin canını yakacak” gibi bir ifadeyi kullanmaz. Çünkü bu ifadenin zihinde uyandırdığı çağrışımlar onu rahatsız eder!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ergenliğin erken, ama yetişkin olma hâlinin geç gelmesi dolayısıyla, “cinsel potansiyelin” yönetimi, zaten zor bir konu hâline gelmiştir. Yüzlerce yıllık geleneğin silinmiş olması, kitabî ve sözel kültürün zayıflamış bulunması da, bu durumu bir açmaz hâline getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Vizyonu, misyonu ve değerleri netleşmemiş, mesela internette amaçsızca dolaşan ve algılarını kontrolsüzce kirleten kişilerin kurbanları da karşı cins oluyor. Kendi paradigmaları net olmayan “dolmuşa binmiş” bu erkekler, kadınları da yanlış okuyorlar veya aslında doğru okudukları hâlde kasten yanlış tepkiler veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Karşı cinsle ilişkilerinde kendi net değerlerini değil, sadece güdülerinin çağrılarına kulak veriyorlar. Güdülerimizin çağrılarına kulak vermek de doğaldır, ama takdir edersiniz ki, bunun da bir üslubu vardır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bayanları sadece fiziksel yapılarından ibaret görmek, bir kadına lüzumsuz ve yersiz tekliflerde bulunmak, yerinde bir teklif olsa da reddedildiğinde terbiyesizce ısrar etmek, bir kadının bir erkekle ilişkisi var diye, bütün erkeklerle arkadaş olmak zorundaymış gibi davranmak, hele onunla birlikte olamadığı için kalbini kavuran kıskançlık duygusuna ahlakî bir elbise giydirip namus bekçiliğine soyunmak, bir kadının duygusal anlamda boşlukta olmasını, başka türlü kullanmaya çalışmak gibi şeyler, ne yazık ki sıklıkla gözlemlediğim yanlışlardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Her erkeğin kadınlara karşı yanlış veya gereksiz tavırlar sergilemiş olması veya sergilemesi mümkündür. Ama bu yanlış tavrın bir yaşam tarzı hâline getirmek, kendi ailesini gözü gibi sakınırken sokakta rastladığı bir kadına kabalık yapabilmek, başka bir konudur ve ne yazık ki bu Türkiye’de yaygın bir iki yüzlülüktür!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Okurlarımdan, çevremden, tanıdıklarımdan bu tür yakınmaları sürekli duyuyorum. Evet, kadınların da imaj sorunları var ve aslında kendilerini nasıl ifade edeceklerini de tam olarak bilmiyorlar. Fakat ne yazık ki karşılarında bu durumu anlayıp-çözecek, durumdan yararlanmak yerine karşıdaki insana yoldaşlık edip onu kazanacak erkeklere rastlamak da zor. Erkeklerin de kadın imajının sürekli kullanıldığı bir pazarda yaşadıklarını ve sürekli olarak uyarıldıklarını da unutmayalım ki bu durum aslında erkekleri de, onlar farketmeseler de, çok rahatsız etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bununla birlikte burada erkeklere önemli bir görev düşüyor. Kendi algılarını insana yakışan bir vizyon, misyon ve değerlerle zenginleştirip, bunlara göre yaşamak ve algılarını internetin kolayca getirdiği kirden uzak tutmaktır. Hangi meyveleri vermek istiyorsanız, ona göre beslenin derim. Arkadaşlarınızı, dostlarınızı ve hayatınızı ören bütün detayları buna göre kurgulayın isterim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Biz hepimiz sevgiyle, yani bir kadının ve bir erkeğin bir araya gelip kalben ve fiziksel olarak olarak birbirlerini sevmelerinin sonucu olarak doğduk ve erkek ve kadın arasındaki farktan gelen bu çekim, hayatın güzel bir parçasıdır da. Ama kadınların şikâyetçi olmadıkları ve doğal olarak sevdikleri bu güzel farkı “iğrenç” ve “itici” bir taciz silahı ve “ezici bir üstünlük aracı” olarak kullanmak ne kadar üzücü bir durum!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Şunu unutmayın: Kadınların sorunu olan şey, erkeklerin de sorunudur. İncinmiş olan kadınların, erkeklere karşı kullanabilecekleri ve erkekleri uzun vadede kolayca incitebilecek olan pek çok kozları vardır. Erkek egemen bir toplumda yaşıyor gibi görünüyoruz, ama aslında hayatımız ve ilişkilerimiz inanılmaz bir şekilde kadınların kontrolünde. Bir yandan da, başkasını taciz etmek aslında insanın kendisini de taciz etmesidir. Bunun ucu size veya sizin yakınlarınıza da dokunur. Çünkü bir trend-eğitim yükselirse, mutlaka sizi de bulur. Bir erkek başkasını taciz edip erkekliğini “sapmış” bir şekilde yaşarken, başka birisi de onun bir tanıdığını taciz eder ama bundan haberi olmaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Neden mi? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Çünkü kadınlar bu türden durumları yakınlarına anlatamıyorlar. Çünkü hemen suçlanıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ben de öğrencilerime, aileme ve dostlarıma şunu söylüyorum:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Muhatabınız sahip olduğu gücü kullanacak birikim ve beceriden yoksunsa, ne olur siz dikkat edin!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu toplumdaki bazı erkekler gerçekten büyüyüp, hakikaten erkek” olana kadar bayanlar gereğinden fazla dikkatli olmak zorundalar! Ne yazık ki bu, onların kaderi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Acı gerçek! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; ---------------&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://konudankonuya.blogspot.com/2006/03/kadin-olmanin-dayanilmaz-airlii-90.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kadın Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı!&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;br /&gt;savassenel@savassenel.com&lt;br /&gt;------------------------------------  &lt;/span&gt;&lt;div  align="center" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 172px; height: 240px; text-align: center;" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-2821269290481022755?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/2821269290481022755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/ne-oluyor-bu-erkeklere-inanin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/2821269290481022755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/2821269290481022755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/09/ne-oluyor-bu-erkeklere-inanin.html' title='&quot;ERKEK EGEMEN&quot; GÖRÜNEN TOPLUMDA İNCİTİLEN KADINLAR'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/Sr9y1hjW0XI/AAAAAAAACEw/XiaKRfJh4BA/s72-c/crying_woman1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1601094547453290647.post-517972262824618620</id><published>2009-07-23T11:14:00.000-07:00</published><updated>2009-07-23T11:56:45.237-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uygur Türkleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Amerika'/><title type='text'>KENDİMİZİ HOR GÖRMEYELİM; İNSANLIĞI BİZDEN ÖĞRENECEKLER:</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SmixvoRk5KI/AAAAAAAACAs/9qSQCjy3-90/s1600-h/kopru.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 185px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SmixvoRk5KI/AAAAAAAACAs/9qSQCjy3-90/s320/kopru.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361730788207682722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hong Kong’ta gece pazarına çıkmıştık ve ayakkabı bakıyorduk. Bu sırada dükkân sahibi olan Çinliyle sohbet etme fırsatım oldu. Bu adam birden bire Uygur Türklerinin Çin’deki genel dokuyu bozduğunu söyledi. Bir insanın “fark” denen hazineye ve güzelliğe bu denli kapalı olmasına çok şaşırmıştım. Bir Türk olarak yabancılara karşı kendi tavrımı hatırladım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Vaktiyle mahallemizde Çinli bir karı-koca vardı. Küçük bir dükkânda oyuncaklar ve hediyelik eşyalar satıyorlardı ve aynı zamanda bu küçük dükkânda kalıyorlardı. Yalnızlıklarını görünce onları zaman zaman onları evimize davet etmeye başladık. Bu insanlar, çocuklarını Çin’de bırakıp Türkiye’ye gelmişlerdi ve bir gün onları da ülkemize getirme umuduyla yaşıyor ve çalışıyorlardı. Ben o sıralar Çince çalışmaya başlamıştım ve onlara da sorularım oluyordu. Ama Çince öğreniyor olmasam da onları evimize davet edecektik. Onlara bu denli yakın davranmamızın sebebini Çince öğrenme aşkıma bağlamaları da bir yandan iyiydi. Çünkü bazen yabancılar biz Türklerin sıcaklığını anlamakta zorluk çekebiliyorlar! Tabi ki Bu Çinliler, sonradan bizim kültürümüzü çözdüler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bu Çinli karı-koca, daha sonra o küçük dükkândan bir eve taşınmak istediler. Bu ev arayışları sırasında bir emlâkçı, bu insanların parasını alıp-oyalamaya başlamış. Durumu bana ilettiklerinde, emlakçıyla “güzel” bir konuşma yaptım ve paralarını geri aldılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bu iki Çinli dostumuz, en sonunda gönüllerine göre bir daire buldular. Bununla birlikte, yabancı oldukları için bir Türk vatandaşının onlara kefil olması talep ediliyordu. Ben de kira kontratına kefil unvanıyla imza attım. Kiralarını ödemesinde aksama olması durumunda, telaşlanmadan bana önceden haber vermelerini söyledim. Sağ olsunlar beni mahcup etmediler. Bir bayramda bize teşekkür etmek için kardeşleriyle evimize geldiler; hediye olarak şeker getirmişlerdi. Bu, benim için çok hoş bir anıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bir keresinde onlara Çin’den yiyecek getirmiştim ve onlardan sadece yiyeceklerin bedelini tahsil etmiştim. Uygur Türklerini “sorun” olarak gören Çinlinin tersine ben, mahallemizdeki bu Çinlileri birer potansiyel tehlike olarak görmedim; bu insanlar benim açımdan zenginlikti!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Başka bir seferinde Amerikalı bir Musevi bayanı misafir ettik. Tel Aviv’deki 15 günlük bir eğitim toplantısından İstanbul’a gelmişti. Ortak tanıdıklarımız vardı ve bu arkadaşlarımız benim onunla birkaç gün ilgilenmemi rica ettiler. İlk gün bana rahat ulaşabilmesi için bir cep telefonunu ödünç verdim. Onu birkaç önemli yere götürdüm. Daha sonra da bu bayanı evimize akşam yemeğine davet ettim. Belki hayatında ilk kez Müslüman bir ailenin evine misafir olmuştu. Onu rahatsız edecek hiçbir soru sormadık ve sadece olduğumuz gibi davrandık. Neden onunla bu denli ilgilendiğimizi anlamadığı için bana birkaç kez para teklif etti. Tabi ben bu teklifi kabul etmedim. Amerika’ya gittiğinde ilk kez, Müslümanlarla bir araya gelmek ve onları yakından tanımak istediğini söylemiş. Bu arada Türkiye’de 15 yıl kalmış olan bir arkadaşına bizim ona karşı olan ilgimizden bahsedince, arkadaşı ona gülümsemiş ve: “Sen Türkleri tanımıyorsun, onlar misafiri çok önemser ve severler. Sana garip geldiği için olsa gerek seninle az bile ilgilenmişler” demiş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bir Hıristiyan profesör ve asistanıyla Karaköy’deki Musevî Müzesini geziyorduk. Bu profesör, bütün dünyada Musevîlerin en rahat yaşadığı medeniyetlerin Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söylemişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Çinlilere ve Musevî bayana karşı tavrım bana özel değil. Mesela o Çinli çift şu anda Ümraniye’de yaşıyorlar ve ev tuttuklarında artık kefil de istememişler. O Musevi bayan, başka bir Türk aileye de gitse eminim ki aynı ilgi ve saygıyı görürdü. Çünkü benim tavrım, çok uzun ve tarihsel bir geçmişin genetiğime işlediği bir tavırdı; benim kişisel marifetim değildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Türkler, dünyanın neredeyse her yerinde, okullarla, hayır çalışmalarıyla ve medeniyetleri barıştıran diğer etkinliklerle boy göstermektedirler. Biraz araştırdığınızda, bu çalışmalar hakkında bilgi almanız mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Elbette sorunlarımız var, ama Türk insanında başka hiçbir millette olmayan bazı özellikler var; bütün dünyayla bunları paylaşabiliriz ve paylaşıyoruz da. Dünyadaki sorunları birden çözmemiz mümkün değilse de, hafiflemeleri konusunda büyük katkımız olacak diye düşünüyorum. Bu iyi niyetli programın kodları genetiğimizde yazılı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;--------------&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://www.savassenel.blogspot.com/" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;--------------&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Konuyla İlgili diğer yazılar, öneriler: Görmek istediğiniz linkin adını tıklayınız: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://konudankonuya.blogspot.com/2005/10/amerika-kahrolsun-mu.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Amerika Kahrolsun mu?&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: georgia;" href="http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.kulturtv.com.tr/images/kitap/b0f734c1b9983b8382c215d70826413c.jpg&amp;amp;imgrefurl=http://www.kulturtv.com.tr/kitap/58398/Baris-Kopruleri---Dunyaya-Acilan-Turk-Okullari-1&amp;amp;usg=__2oU64xtIoU2DoT-VasKvBdLsjAY=&amp;amp;h=475&amp;amp;w=300&amp;amp;sz=51&amp;amp;hl=tr&amp;amp;start=9&amp;amp;um=1&amp;amp;tbnid=JQP20S3rON7H5M:&amp;amp;tbnh=129&amp;amp;tbnw=81&amp;amp;prev=/images%3Fq%3Dturk%2Bokullar%25C4%25B1%26hl%3Dtr%26sa%3DG%26um%3D1" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Barış Köprüleri: dünyaya Açılan Türk Okulları&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;-----------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Konuyla ilgili film-kitap önerileri yapmak-almak ve yorumlarınız için:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;MSN: savassenel@hotmail.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;savassenel@savassenel.com&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;Skype: savas.senel&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;-----------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  align="center" style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kendiniz ve dostlariniz icin guzel bir hediye: &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;Kitap hakkında bilgi almak için &lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;a href="http://iletisimokulu.blogspot.com/2008/04/artik-bazi-yazilarim-burada.html" target="_blank"&gt;&lt;strong&gt;bu satırları tıklayınız.&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5201695304817032738" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 172px; height: 240px; text-align: center;" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_lE3rwbQYXwI/SDAiUelvviI/AAAAAAAAAuc/PKtwXJ6V0wc/s320/HAYAT.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong style="font-weight: normal;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/" target="_blank"&gt;Kitabı satin alabileceginiz bir site: www.kitapyurdu.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1601094547453290647-517972262824618620?l=derinmuhabbetler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/feeds/517972262824618620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/07/kendimizi-hor-gormeyelim-insanligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/517972262824618620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1601094547453290647/posts/default/517972262824618620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derinmuhabbetler.blogspot.com/2009/07/kendimizi-hor-gormeyelim-insanligi.html' title='KENDİMİZİ HOR GÖRMEYELİM; İNSANLIĞI BİZDEN ÖĞRENECEKLER:'/><author><name>SAVAŞ ŞENEL</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08784196305653181021</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-27A69Hypzc8/Tn-jXQT6huI/AAAAAAAACoU/fDG8jddHPJo/s220/IMG_1307.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_lE3rwbQYXwI/SmixvoRk5KI/AAAAAAAACAs/9qSQCjy3-90/s72-c/kopru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
