Kıskanmayı Sevmiyorum; Gıpta Etmek Daha Güzel

Kıskanmanın getirdiği ruh hâlini bir lise öğrencisiyken tanımıştım. Bana bu kadar acı veren, bu denli incitici ve bu kadar itici bir duyguyu daha tanımadım!
Benim yanımda olmadığı için, bir başkasının mutluluğunu kıskanıyordum! Ve bu durumda olmak, beni ayrıca incitiyordu!
Gençliğe yeni ayak basmıştım ve aldığım ilk derslerden birisi, bir insanı veya sizde olmayan bir vasfı kıskanıyor olmanın insana nasıl sefil bir duygu yaşatabildiği olmuştur.
Herhangi bir sebepten dolayı üzgünken, okuyabiliyor, yazabiliyor veya sosyalleşebiliyordum. Ama kıskançlık duygusunun yüreğimi “parçaladığını” hissederken, sadece onun sesini dinleyebiliyordum; başka bir şey yapmama imkân yoktu!
İşin garibi, bir şeyi veya bir insanı “eksilterek” unutma yoluna da gidemiyordum. Başkalarının yanında yaşadığı mutluluğunu kıskanmış olduğum kişinin aslında onca üzüntüyü veya benim sevgimi hak etmemiş olduğunu görmek de beni üzüyordu! Anlayacağınız başım ciddi olarak dertteydi!
Ondan sonra bir karar aldım! Bir şekilde yanımda olamayacak ve dolayısıyla kıskanmak durumunda olacağım hiçbir insanı “aşkla” sevmeyecektim! Sadece gıpta edecektim! Hele, beni kıskandırmaya çalışarak ilgimi çekmek isteyenler, hayatımdan “otomatik” olarak silindiler! Arkadaşım da olamadılar! Beni önemsedikleri ve dikkatimi çekmek istedikleri için bile olsa, böylesine inciten duyguyu bana reva gören birisi arkadaşım da olamazdı!
Karşıma çıkan herhangi bir insanın vasıflarını kıskanmamak için de, kendi yolumu ve neleri iyi yapabileceğimi düşündüm. Başka bir deyişle, kendimi gerçekleyebileceğim alanlar buldum. Olur da içimde bir kıskançlık kırıntısı hissedersem, hemen kendimi bu alanlara verip, dikkatimi dağıtacaktım; bu itici duyguyu yok edecek veya onun gıptaya dönüşmesini sağlayacaktım!
Artık hiç kimseyi kıskanmıyorum. Çünkü başkalarından kıskanabileceğim şekilde ve yoğunlukta sevdiğim kişiler, şükür ki, yanımdalar ve beni ateşle de imtihan etmiyorlar! Ve kendimi gerçeklediğim alanlar var!
Ama sevmeyi ve gıpta etmeyi seviyorum. Gıpta etmek, bir insanın sahip olduklarını ona yakıştırarak ve onun adına sevinerek takdir etmektir. “Keşke ben de bu vasfa sahip olsam” demektir!
Sevdiğim ve kendilerine gıpta ettiğim arkadaşlarım, öğrencilerim, okurlarım veya tanıdıklarım çoktur. Onlardan yeni şeyler öğrenirim ve onları açıkça takdir ederim.
Kıskanırken, takdir etmek ve paylaşmak mümkün değildir! Ama gıpta etmek, size enerji verir, paylaşabilmenizi, mutevazı olmanızı ve gelişmenizi sağlar. Sözgelimi, çocukların neşesine, bir yetişkinin sıra dışı veya bende olmayan özelliklerine gıpta ederim. Bu şekilde, bir çocuktan da bir yetişkinden de çok şey öğrenebilirsiniz.
Sevdiğiniz bazı kişileri kıskanmanın hakkınız olduğunu bilmekle birlikte, onlardan sizi bu duyguyla yüzleştirmemelerini rica edin, başka insanlardaki iyi vasıflara gıpta etmeye alışın ve kendinizi "kıskançlık" denen bu incitici duygudan uzak tutun derim!
-----------
Savaş ŞENEL: Vizyonu, Misyonu ve Değerleri
------------
savassenel@savassenel.com
savassenel@hotmail.com
Skype: savas.senel
Kitap hakkında bilgi almak için bu satırları tıklayınız.
Etiketler: gıpta etmek, kıskanmak, kıskançlık







